STRES VE UNUTKANLIK

UNUTKANLIK İÇİN ÖNLEM ALIN
Son 30 yıla damagasını vuran stres (gerginlik) insan sağlığını önemli ölçüde tehdit etmektedir. Stresin bir çok ruhsal sorunun kökeni olduğu uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Sanayi toplumlarına özgü sosyal yaşam biçimleri ile birlikte zamanla yarışma şeklinde geçen günlük hayat yanında, çeşitli sosyal kaygılar da önemli bir sorun oluşturmaktadır. Stresle birlikte beslenme bozuklukları, uyku sorunları ve unutkanlık ta güncel sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerek unutkanlık gerekse stres ve beslenme bozuklukları ile uyku bozuklukları biribirinin tamamlayıcısı ya da tetikleyicisi olabiliyorlar.

Unutkanlıktan yakınmaya başlanıldığında bir uzmana başvurmek gerekebilir. Öncelikle unutkanlığın ne zaman başladığını düşünmek gerekecektir. Kullanılan bazı ilaçlar unutkanlığa neden olabilir. Beslenme bozukluğu keza buna neden olabilir.  Az yağlı yiyeceklerle, bol meyve ve sebze tüketmek yararlı olabilir.  Zihinsel etkinliklerin artırılması da yararlı olacaktır.  Beyinin sürekli egzersiz yapması için, yeni uğraşlar, bulmaca çözmek olumlu sonuçlar verecktir.

Beslenme düzeninde belleğe yararlı olduğu düşünülen antioksidan vitaminler( A, E, ve C vitaminleri) aynı zamanda beyini serbest radikallere karşı korurlar. Yine düzenli olarak tüketilmesi önerilen B kompleks vitaminleri, unutkanlık sorunu olan herkes içinönerilmektedir.  Mineraller ( Kalsiyum, magnezyum potasyum, bakır, çinko iyot, demir) beyin için gerekli besin kaynaklarındandır ve bunların doğal olarak alınmasında yarar vardır.

Unutkanlığın en temel nedenlerinden birinin stres olduğu bilinmektedir. Ruhbilim uzmanları yoğun stresin bireyde bellek yitimine ya da başka olumsuzluklara yol açtığını belirtmekte. Kimi uzmanlar bu durumu, bireyin aşırı gergin olduğu durumlarda beyinde etkin olan kortizol adlı hormona bağlıyor. Konuya ışık tutmak üzere Washington Üniversitesi’nden ve ekibi 51 deneğe dört gün süreyle her gün kortizol hapları verdi. Kimilerine düşük dozda ilaç ya da yalnızca ilaç yerine etkisiz bir madde verilirken, kimilerine aşırı gerilim durumunda bireyin kanında tanık olabileceğiniz miktarda kortizol verildi. İlacı almaya başlamadan önce uygulanan bellek testlerinde her üç grubun da eşit düzeyde başarılı oldukları görüldü. ilacın alınmasından bir gün sonra belirgin herhangi bir değişikliğe tanık olunmamakla birlikte, dördüncü gün en yüksek dozu alan deneklerin yarım saat önce kendilerine okunan kısa bir paragrafı anımsamakta epey zorlandıkları, ilacın kesilmesinden altı gün sonra ise tüm deneklerin yeniden eski durumlarına döndükleri görüldü. Newcomer’e göre bu araştırmada elde edilen en sevindirici bulgu kortizolun bellekte böylesi bir etkiyi birkaç günlük bir süre içinde yaratması. Bunun dışında, sınav korkusu gibi daha ılımlı stres durumlarında çoğu kişide çok yüksek düzeylerde kortizol üretimine neden olmaması da olumlu bir bulgu olarak değerlendiriliyor. Söz konusu araştırma bedendeki kortizol düzeylerinin belleği etkilediğini ilk kez açıkça ortaya koyuyor. Bilim adamları elde edilen sonuçların çok daha ciddi bellek yitimi durumlarına da ışık tutabileceğine dikkat çekiyorlar.

Sizin İçin Seçtiklerimiz