OTİZMLİ BİREYLERDE CİNSELLİK

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE OTİZMLİ BİREYLERİN CİNSEL HAYATLARINA YÖNELİK UYGULAMALAR
Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’da, yetişkin otistiklere yönelik resmi ve özel kurumlardan alınan bilgiler gösteriyor ki  otizmli bireylerin cinsel sorunları ve çözümleri noktasında onlara kesinlikle otizmli olmayan bireylere yaklaşıldığı gibi yaklaşıldığını, bu dürtü ve eğilimlerini bastırmaya ve yok saymaya yönelik herhangi bir girişimin olmadığını görülüyor. Otizmli bireylerin de herkes gibi cinsel aktiviteden doğan yaşamsal hazzı ve mutluluğu alabilmeleri için her türlü psikolojik ve fiziksel ortamın hazırlanmaası gereklidir. Hatta gelişmiş ülkelerdeki uygulamalar gösteriyor ki otizmli bireylere yönelik cinsel anlamda hiçbir toplumsal normun veya dini kuralların sınırlayıcı özellikleri kabul edilmeyip, kurumsal ve bireysel anlamda mutluluğu ve hazzı ön plana çıkaracak düzenlemeler yapılıyor.  Otizmli bireylerin cinsel eğitim ve ihtiyaçlarına yönelik 3 görüşün öne çıktığı ve bu 3 görüşe yönelik uygulamaların Uluslarası standartlarda kabul gördüğü bilinmektedir.

1. Ergenlik dönemini yaşayan otistiklere cinsel ihtiyaçlarının oluştuğu dönemlere yönelik, cinsellik hormonu salgılama düzeyini düşüren ve belli aralıklarla tatbik edilen ilaç uygulamasıdır. Bu yöntemin cinsel problemleri önlemek açısından etkili olduğu fakat cinsellik hormonlarının bireye kazandırdığı heyecan, macera ve aktiviteyi büyük oranda düşürdüğü, son derece mutlu, neşeli, aktif olan otistik bireylerin bu özelliklerini kaybedip, mutsuz ve depresif bireyler haline dönüştüğü gözlenmiştir. Ülkemizde de bu uygulamanın resmi olmamakla birlikte, yetişkin zihinsel engellilere yönelik eğitim veren bazı kurumlarda uygulandığı kurum idarecilerince belirtilmiştir.Yukarıda saydığımız olumsuz etkiler zihinsel engellilerde de yaşanmaktadır. Eğitimde temel hedefin bireyin mutluluğuna yönelik ve insani yöntemlerle olması gerektiğine olan inancımız gereği, komisyonumuzca bu yöntemin hiçbir otistik çocuğa uygulanmaması gerektiğine inanıyoruz.

2. Cinsel ihtiyaçların otistik bireylerde de normal bireylerde olduğu gibi giderilmesi gerektiğine dair bir görüş olduğu bilinmektedir. Bu görüşün ana savunucularından olan Almanya’daki kurumlarda otistik bireylerin ailelerinin de onayı alınarak ve doğum kontrol yöntemleri uygulanarak karşı cins otistik yada normal bireylerle kurum içerisinde veya önceden belirlenen mekanlarda kontrollü olarak bu fizyolojik ihtiyacın giderilmesi yolu benimsenmiştir. Böyle bir pratiğin sonucu olarak otistik bireylerin doğum kontrolü konusu karşımıza çıkmaktadır. Doğum kontrolü yöntemleri kendi arasında çeşitlilik göstermektedir. Bu yöntemlerden birisi olan hormonal yöntemler (Oral kontraseptifler-doğum kontrol hapları-, aylık iğne-Mesigyna-, 3 aylık iğne-Depo Provera-, Norplant denilen cilt altı çubukları) seçildiği takdirde , normal bireylerde de sıkça görülen depresif duygu değişimlerinin otistik bireylerde de görülebileceği göz önüne alınmalıdır. (Normal bireylerde görülen ve hormonal dalgalanmaya , B6 vitamini ve Magnezyum minerali eksikliklerine bağlı olduğu düşünülen bu tür ılımlı depresyonda multivitamin (Supradyn Megadyn gibi) takviyesi yararlı olmaktadır. Hormonal yöntemlerin kullanılmaya devam edilmesi ile ilerideki aylarda bireyin yönteme uyumu ve yan etkilerin azalması gözlenmektedir. Otistik bireylerde epilepsi (Sara) hastalığının toplumun diğer bireylerine göre daha sık görüldüğünü bilmekteyiz. Epilepsi tedavisinde sıklıkla kullanılan bazı ilaçların, hormonal aile planlaması yöntemleriyle etkileştikleri ve aile planlaması yönteminin güvenilirliğini azalttıkları uzmanlar tarafından dile getirilmiştir. Otistik bireylerde aile planlamasının toplumun diğer bireylere göre daha duyarlı olunması gereken bir konu olduğu açıktır. Otistik birey için hormonal olmayan bir aile planlaması yöntemi (Spiral-Rahim İçi Araç gibi) daha uygun olabilir. Bu yöntemin bütün otizmle ilgilenen bilim adamları, eğitimciler ve aileler tarafından en insani ve olması gereken bir yöntem olduğu benimsenmiştir. Ailelerin, eğitimcilerin, bilim adamlarının yaşadıkları toplumun normları ve dini değerlerinin daha baskın geldiği, uygulamada ülkeler, iller, mahalleler ve hatta ailelere göre şekillendiğini görmekteyiz.ABD’de pek çok eyalette sterilizasyon (kısırlaştırma) yaygındır. Tartışması da halan sürmektedir. Bu cerrahi müdahale+eğitim yada eğitim+doğum kontrol yöntemleri uygulanarak pek çok otistik bireyin cinselliğini normal bireyler gibi yaşadığı yaptığımız araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu tür uygulamaların toplum normları göz önüne alındığında çokta hoş karşılanmayacağı görüşündeyiz. Bununla beraber hem otistik bireyi eğitecek hem de norm dışına taşmayacak bir program ihtiyacı içindeyiz. Bu tür çalışmaların Türkiye’de henüz bilimsel sonuç verecek yere geldiği söylenemez. Bu durumda uygulamada Avrupa ve ABD gibi gelişmiş ülkelerden mümkün olduğunca yararlanmak durumundayız. Ülkemizde bu görüşü sesli olarak dile getirme noktasında, toplumsal değerlerimizin ve dini inançlarımızın bir engel olarak önümüze çıktığını hiçbir ailenin otistik çocuğuna (özellikle kız çocuğuna sahip) uygulamak istemediğini görmekteyiz. Sadece sosyo-ekonomik düzeyi yüksek bazı ailelerde (özellikle erkek otistik çocuğa sahip) tele-kız ve benzeri hayat kadınlarının yüksek ücretler karşılığında evlere getirtilip bu yöntemi uyguladıkları özel beyanlarından anlaşılmaktadır.

3. Yine Avrupa ve ABD gibi bir çok gelişmiş ülkede cinsel ihtiyaçların doğal yollarla giderilme süreçlerinden biri olan mastürbasyon yönteminin uygulandığını görmekteyiz. Bu yöntemi benimseyen ve uygulayan ülkelerdeki sistemi incelediğimizde sistemin 2 unsurdan oluştuğunu, birinin ailenin yapacağı düzenleme ve hazırlıklar, diğerinin kurumun yapacağı düzenleme ve hazırlıklar olduğunu görmekteyiz. Kurumsal düzenlemelerde otistik bireylere 1. aşama olarak mastürbasyon yapma yöntemlerinin ve şeklinin öğretilmesi , 2. aşama olarakta öğrendiği bu yöntemleri uygulayabileceği kurum içinde özel( figürlerle, resimlerle, karşı cins maketlerle )vb. uyarıcılarla donatılmış özel mastürbasyon odalarının düzenlenmesi yapılmaktadır. Bu uygulama kurumlarda 2 farklı cins için, 2 özel oda şeklinde düzenlenmektedir. Ve yine aynı çalışmaya ailelerinde yaşadıkları mekanda devam edilmesi tavsiye edilmektedir. Otistik bireylerin cinsel olarak uyarıldıkları ve bu konu ile ilgili ihtiyaç hissettikleri zaman, eğitimci ve aile tarafından kontrollü bir şekilde ilgili odalarda cinsel ihtiyaç giderilmesine yönelik çalışmaların yapıldığını görmekteyiz. Bu yöntemlerle ilgili olarak otistiklerde cinsellik ile ilgili araştırma yapan komisyonumuz, ülkemizde bu yöntemin kurumsal anlamda yasal olarak uygulanmasının mümkün olmadığını bilmektedir. Fakat konunun bir rapor halinde özel eğitim genel müdürlüğüne iletilip, ülkemiz normlarında da bu yöntemin uygulanmasının aileler ve eğitimciler açısından hiçbir sakıncasının olmadığı, son derece insani , medeni ve uygulanması gereken bir yöntem olduğuna inanmaktayız . Bu yöntemin resmi olmasa bile birçok kurumda fiili olarak uygulandığını yine kurum yöneticileri ve eğitimcilerle yaptığımız görüşmelerde tespit etmiş durumdayız. Otistik çocuğa sahip ve ergenlik dönemini yaşayan ailelerle yaptığımız görüşmelerde bu yöntemi bütün ailelerin uygulama taraftarı olduğunu görmekteyiz. Hatta bazılarının fiili olarak uyguladığını sadece yöntemin 2. aşaması olan fiziksel hazırlıkları yapamadıklarını ,özel mastürbasyon odaları yerine evlerindeki banyo ve tuvaletleri kullandıkları kendi beyanlarından anlaşılmaktadır.

Kaynak siteler:
http://www.autism-tr.org/joomla/index.php?option=com_content&task=view&id=24&Itemid=2
www.destekegitimi.com

Sizin İçin Seçtiklerimiz