OTİZM VE SIK SORULAN SORULAR

Otizmde SIK sorulan sorular
Nisan ayı boyunca basın yayın organlarında daha çok duyduğumuz otizm, çağımızda oranı giderek yükslen bir sosyal iletişim bozukluğu hastalığıdır. Otizm geniş bir yelpazede seyreden ve tipik bir kaç sorun dışında farklı ruhsal bozukluklarla tanınmıştır. Açık söylemek gerekirse otistik bireylerin duyuşsal ve bilişsel sorunları kendi aralarında da farklılık göstermektedir. Gerçek olan şudur ki otizm nedeni tam olarak bilinmeyen ve algısal farklılıklar nedeniyle sosyal yaşam ve iletişim becerilerindeki bozuklukların yaygınca yaşandığı bir hastalıktır. Otizmin, ısrarla hastalık olarak belirtilmesini savunan bir çok uzman, zihinsel ve fiziksel özelliklerin diğer bireylerden farklı olmadığını belirtmektedirler. Yani üstün zekalı otistik bireyin yanında zihin engeli fazla olan, az olan ya da zeka kapasitesi sınırda olan otistik bireyler vardır.

Otizm, erken çocukluk döneminde (0-3 yaş)  ortaya çıkan gelişme engelleyici bir sendromdur. Beynin çalışmasını etkileyen nörolojik bir problemin sonucu olduğu düşünülmektedir.  Bu nörolojik düzensizlik sonucunda beynin çalışması zedelenir. Otizm ile ilişkili davranışlar, ABD 2010 verilerine göre 150 kişide 1 olarak görülür. Otizmin erkek çocuklarda 4 kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Hiçbir etnik grup, ırk ve sosyal sınıf gözetmez. Aile geliri, yaşam tarzı ve eğitim seviyesi otizme yakalanma şansını etkilemez.

Otizm beynin normal gelişmesi sırasında mantığı, sosyal ilişkiyi ve iletişim yeteneklerini etkiler. Otistik çocuk ve büyüklerde sözel ve sözel olmayan iletişimlerde, sosyal ilişkilerde ve oyun faaliyetlerinde değişiklikler sergilenir. Bu rahatsızlık onların diğer insanlarla iletişim kurmasını ve toplumda bağımsız bireyler olmalarını engeller. Tekrarlanan vücut hareketleri sergilerler.(ellerini sallamak, sallanmak),insanlara alışılmadık tepki verirler, nesnelere karşı bağımlıdırlar ve hayatın normal akışındaki değişikliklere karşı koyarlar. Bazı vakalarda agresif ve/veya kendini yaralama davranışı da görülebilir. Amerika’da 550 000 kişi otizmin bir formuna sahiptir. Bu sık görülme oranı bilinen gelişme engel rahatsızlıkları içinde 3. sıraya çıkarmıştır. Down sendromundan bile daha bilinir olmuştur. Halen halkın çoğunluğu, tıp alanında, eğitim ve konuşma alanındaki profesyoneller Bile otizmin insanları nasıl etkilediğini bilemiyorlar ve otistik kişilerle en etkili biçimde nasıl çalışılacağını bilemiyorlar.
SIK SORULAN SORULAR
1-Otizm neye denir? Otizm hayat boyu sürecek olan ve insanların gördüklerini tam olarak anlamaktan, duyduklarını ve diğer tüm hislerini kullanmaktan alıkoyan bir engeldir. Bu sonuç sosyal ilişkilerde, iletişimde ve davranışta önemli problemler doğurur. Otistik kişiler konuşmanın ve ilişkilerin normal paternlerini ve insanların uygun şekilde iletişim kurmayı sıkıntı verici şekilde öğrenirler. Eşyalar olaylar ve insanlarda aynı sıkıntıyı yaşarlar.
2-Otizmin karakteristikleri nedir? Otistik vakanın önem derecesi ve karakteristiği kişiden kişiye değişiklik gösterir. Ama genellikle aşağıdaki gibidir. a-Dil gelişiminde ağır gecikme Lisan yavaş gelişir, bazen de hiç gelişmez Eğer lisan gelişirse ,ilginç konuşma kalıbı veya normal anlamı dışında kullanılan kelimeler içerir. Lisanı düzgün kullananlar bile alışılmadık meteforlar kullanırlar veya resmi ve monoton bir ses tonu ile konuşurlar. b-sosyal ilişkileri anlamada ağır gecikmeler Otistik çocuk göz temasından kaçınır, kucaklanmaya karşı çıkar ve etrafındaki dünyadan soyutlanmış görünür. Bunun sonucu olarak yaşıtları ile kooperatif oyundan yoksundurlar ve arkadaşlık kuramazlar ve diğer insanların hislerini anlamakta zorluk çekerler. c-duyularına değişik kalıpla cevap verirler. Otistik çocuk bazen sağırmış gibi görünür ve etrafındaki kelimelere ve seslere cevap veremez. Bazen de aynı çocuk elektrik süpürgesi veya havlayan köpek gibi günlük gürültülerden oldukça etkilenmiş görünür. Çocuk aynı zamanda ağrıya karşı hissizmiş gibi davranır ve soğuğa sıcağa karşı cevap vermez veya gereğinden fazla hissediyormuş gibi davranır. d- Entelektüel fonksiyonlara karşı gereksiz kalıplar. Kişinin üst seviye yetenekleri olabilir. Resim çizmeye, müziğe, matematik sorularına, bazı gereksiz gerçekleri akılda tutmaya veya hiç hatırlamamaya. Diğer taraftan otistiklerin pek çoğunda çeşitli derecelerde zeka geriliğine rastlanır. %20 si ortalama veya ortalamanın üstünde zekâya sahiptirler. Bu kombinasyon ve entelektüel çeşitlilik otizmi ilginç kılar. e-Faaliyet kısıtlaması ve ilgi alanı darlığı Otistik kişi tekrarlanan vücut hareketlerine sahiptir. El sallama, çevirme, döndürme, sallanma gibi. Bu kişiler tekrarlanan işler yaparlar. Aynı elbise, aynı günlük program gibi. Rutin işlerde büyük değişiklik olursa önceden bu faaliyeti bekleyen çocuk çok sinirli olur. f-Otistiklerde uyku sorunu Otistiklerde uyku sorunu çok olur. Genellikle bebekken gazlı olurlar , geceleri hiç uyumazlar,daha sonra sık uyanma,uyandıktan sonra ağlama nöbetleri ,geç uyuma-geç uyanma,anneyle yatmak isteme gibi. Bu sorun ailenin asabını ve toplumla uyumunu bozar.
3-Otizmin sebebi nedir? Otizm beyinsel bir hastalıktır ve doğuştan var olur, beynin bilgiyi kullanmasını etkiler. Otizmin sebebi hala bilinmemektedir. Bazı araştırmalar beynin lisanı ve duyulardan gelen bilgileri kullanma merkezini etkileyen fiziksel bir problem olduğunu söyler. Beynin bazı kimyasal maddelerinde dengesizlik olabilir. Otizm pek çok sebebin kombine bir sebebi olabilir. Çevrenin psikolojik etkisi otizmin nedeni değildir.
4-Otizm ne kadar yaygındır? Otizm 4 önemli gelişme bozukluğundan biridir. Her 1000 doğumda 1 veya 2 otistik vaka olur.
5-Kimler otizmden etkilenir? Otizm her türlü ırktan, milliyetten, sosyal sınıf tan insanlarda olabilir. Her 5 kişiden 4 ü erkektir. Genellikle erkeklerde olur.
6-Otizmde en sık rastlanan problemler nedir? Otistik kişilerin lisan öğrenme ve insanlarla ilişki kurmada ve sosyal yetenek kazanmada zorlukları olur.
7-Otizm davranışları nasıl etkiler? Lisan ve sosyalleşme sorunlarına ilave olarak otistik kişilerde üst safhada hiperaktivite veya görülmemiş pasiflikleri olur. Aile bireyleri, anne-babalar ve diğer kişilerle sorunları olur.
8-Otistiklerin davranış bozukluklarının dereceleri nelerdir? Otizmde davranış bozuklukları en azdan en çoğa kadar olan bir yelpazedir. Ağır davranış bozuklukları genelde oldukça alışılmamış, agresif ve bazı durumlarda da kendine zarar veren boyutta olabilir. Bu davranışlar ısrarcı olur ve değiştirilmesi çok zor olabilir. En zor şeklinde otizm öğrenme güçlüğü sergiler. Genellikle en zor şeklinde etkilenen kişiler beynin komünikasyon ve sosyalleşme bölümleri etkilenmiş olanlarıdır.
9-Otizmin diğer engellerle ilişkisi nedir? Otizm yalnız başına olabildiği gibi diğer engelleyici hastalıklarla bir arada görülebilir. Zeka geriliği, öğrenme güçlüğü,sara(epilepsi) gibi
10-Otizm ve zeka geriliği arasında ne fark vardır? Zeka geriliği olan pek çok insanda muntazam zeka geliştirmesi olur ancak otistik insanlarda tipik olarak gayri muntazam yetenek geliştirmesi bazı alanlarda sorunlu olur.(en çok iletişimde ve sosyal ilişkide ) fakat bazı alanlarda oldukça yeteneklidirler.
11-Otistiklere yardım edilebilir mi? EVET.OTİZM TEDAVİ EDİLEBİLİR. Araştırmalar doğrultusunda uygun yöntem ile otistikler anlamlı gelişme gösterirler. Pek çok otistik kişi diğerleriyle iyi iletişim içine girerler, etraflarındaki dünyayı öğrendikçe daha iyi koşullarda yaşayabilirler.
12-Otizme girmiş kişiler en iyi nasıl öğrenirler? Özel eğitilmiş öğretmenler ile, özel yapılanmış programla ki bunlar kişiye özgü olup her otistiğe göre farklı programlar gerekmektedir. Tıpkı ısmarlama dikilmiş elbise gibi. Böylece evde ve toplumda daha kolay yaşayabilirler. Bazıları neredeyse normal bir hayat sürdürebilirler.
13-Otistik kişiler nasıl bir işte çalışırlar? Genellikle otistik kişiler yapılanmış işlerde ve tekrarlanan işlerde başarı gösterirler. Bazı otistik kişiler sanatçı olarak, piyanist olarak, boyacı, çiftçi,ofis çalışanı,bilgisayar operatörü,bulaşıkçı,hat işçisi,raf düzenleyicisi olarak çalışabilirler.
14-Otistikler hangi aktivitelerden hoşlanırlar? Otistik kişiler tıpkı hasta olmayan akranları gibi yaratıcı faaliyetlerden hoşlanırlar. Genellikle müzikten,yüzmekten,yürüyüşten,kamp yapmaktan,puzzle(yap-boz) ve masa oyunlarından hoşlanırlar.
15-Otistik kişilerin büyüdükleri zaman neye ihtiyaçları olacaktır? İş imkanları Vokal eğitimi Grup evleri Gözetimli apartmanlar Diğer oturma fırsatları Yaratıcı fırsatlara gereksinim duyarlar.
Otizmin birden fazla çeşidi var mı? Pek çok benzer rahatsızlık geniş bir başlık altında toplanıp Gelişme Bozukluğu Rahatsızlığı(PDD) ismini almıştır. PDD kategorisine giren kişiler komünikasyon ve sosyallik sorunları yaşarlar fakat vakanın ağırlık dereceleri farklılık gösterir. Aşağıda bazı önemli farklılıkları anlatacağız: Otizm sendromu Sosyal ilişkilerde azlık,iletişimde aksaklık,taklitçi oyun 3 yaşına kadar gelişmez ,stereo tipik davranışlarda bulunurlar, ilgi ve faaliyetleri stereotipiktir.
• Asperger Sendromu: Sosyal ilişkilerde aksaklık ve kısıtlanmış faaliyetler sergiler ancak lisanı kullanırken gecikme olmaz ve testlerde ortalama veya ortalamanın üstünde zeka görülen karakteristik özellik taşırlar.
• Gelişme Bozukluğu Rahatsızlığı( PDD-NOS) Diğer Başka Şekilde Tanımlanamamışsa (Genel olarak atipik otizm denebilir.):Bu tanı çocuğa ancak hiçbir kriterde spesifik bir tanı konamamışsa konur. Fakat belli bazı davranışlarda ağırlık ve gerilik bulunur.
• Rett’s Sendromu: Sadece kızlarda görülen gelişme bozukluğu sendromudur. Önce normal gelişme periyodu gözlenir sonra önceden edinilen bu yetenekleri kaybetme ellerini amaca yönelik kullanma yeteneğini kaybetme ve tekrarlanan el hareketlerini 1-4 yaş arasında gösterme eğilimi gözlenir.
• Çocukluk Entegrasyon Bozukluğu Sendromu: Normal gelişme 2 yaşına kadar olur, aniden önceden edinilen yetenekleri kaybetme gözlenir. Otizm bir spektrum rahatsızlığıdır. Diğer bir deyişle semptomlar ve otizmin karakteristiği bize azdan çoğa kadar geniş bir kombinasyon çeşitliliği sergiler. İki çocuk aynı tanı konsa bile değişik yeteneklere sahip olabilir ve çok çeşitli davranışlar sergileyebilir. O nedenle hiçbir standart tipi veya tipik otistik denen bir tarzı yoktur. Aileler tanıda bu spektrum için değişik terimler duyabilirler, örneğin otistik-benzeri, Otistik eğilimli, yüksek fonksiyonlu veya yavaş fonksiyonlu ,otistik yelpaze, otistik spektrum az yapabilir, çok yapabilir gibi
16-Otizm neden oluşur? Araştırmacılar tüm dünyada yadsınamaz zaman, enerji ve para harcayarak bu kritik sorunun cevabını bulmaya çalışıyorlar. Şu andaki araştırma linkleri otizmin beyindeki nörolojik ve biyolojik değişikliklerine bağlıyorlar. Şu anda herhangi bir genin otizme sebep olduğu bulunamamıştır. Pek çok genin bir arada olması ihtimali kuvvetlidir.
17-Otizmin tanısı nasıl konur? Otizmi teşhis etmek için hiçbir tıbbi test yoktur. Kişinin davranışını, iletişimini ve gelişme seviyesini gözlemleyerek uygun bir tanı konabilir. Buna rağmen otizmde görülen pek çok davranışın diğer rahatsızlıklarda da benzerlerine rastlanmasıyla pek çok tıbbi test sergilenen semptomların olası sebeplerini araştırmak için yapılabilir.
18-Otizmin tanısını kimler koyabilir? Rahatsızlığın karakteristiği çok çeşitli olsa, bir nörolojist, çocuk psikiatristi, psikolog, çocuk gelişme uzmanı,konuşma terapisti ,öğretmen ve otizm hakkında bilgisi olan bir başka profesyonel tarafından teşhis konulmalıdır. Yazık ki bazen en iyi bilen profesyonele rağmen otizme yanlış tanı konur. İlk bakışta otistiklerin zeka geriliği varmış gibi görünür,davranış bozukluğu, işitmede problemler ve saçma exantrik davranışları görülebilir. Otizmi diğer rahatsızlıklardan ayırmak gerekir ve DOĞRU TANI ile ERKEN TEŞHİS uygun ve etkili eğitim ve tedavi programı için gereklidir. Bazı profesyoneller tanı için tereddüde düşerler, bu da zaman kaybına ve uygun terapi hizmetini almasına engel olur.
19-Otizmde gözleme dayalı teknikler nelerdir? 1-Diagnostik Checklist Form E-2.(ARI;1971) 2-Autism Behavior Checklist (ABC) 3-CARS(Childhood Autism Rating Scale,Schopler1979)
20-Otizmde tanı için hangi tetkikler gereklidir? Hiçbir laboratuvar tetkikiyle otizm tanısı konamaz. Yapılabilecek tetkikler: Manyetik Rezonans(MR) Kraniyel Bilgisayarlı Tomografi(BT) Elektroansefalografi(EEG) Metobolik tetkikler(Kan ve idrar) Kromozom Analizleri Nöropsikolojik Testler
21-Otizm tanısına ailenin tepkisi nasıl olur? Aileler tanıyı ilk duyduklarında şok olurlar. Her ne kadar bir şeylerin yolunda gitmediğinden kuşkulansalar da genellikle bazı duygusal aşamalara girerler. Keder,inkar,depresyon,kızgınlık,suçlama ve kabul. Profesyonel destek tanıyı kabullenmede aileye yardım edecektir.
22-Ailenin nasıl bir desteğe gereksinimi vardır? Aileye ve kardeşlere destek olacak bir ekibin varlığı şarttır. Çocuk engelli olsun yada normal olsun onun da duyguları vardır. Otistik çocukta toplumun bir ferdidir ve o toplumda yaşamını sürdürecektir. Dışlanamaz. Topluma kazandırılması için ilk basamak ailedir. Çocuğun mutlu ve toplumsal olması ana-babanın tutumuna bağlıdır. Ana babalar otistik çocuklarını olduğu gibi sevmelidir. Ondan utanmak ya da kendilerini suçlamak yerine uygun şekilde yardımcı olarak topluma kazandırmak en doğrusu olacaktır. Normal kardeşlere otistik kardeş sorununu aşmalarında ailelerin yardımı 3 kısımda olabilir. Anaokulu çağında iken (beş yaşından önce), ilkokul çağında(6-12), ve ergenlik yaşında(13-17) . Normal olan kardeşlerin engelli olan kardeşlerinin rahatsızlığını bilmeğe hakları vardır ve onlardan ne gibi beklentileri olduğunu öğrenmeleri gerekir.
Aile normal çocuklarına engelli kardeşlerinin zayıflıklarını ve güçlü oldukları yanları açıklamalıdır. Engelli kardeş ile iletişim yollarını açıklamalıdır. Engelli kardeşe yardım yollarını anlatmalıdır. Çocuğun toplum tarafından kabul görmesi en son basamaktır.
23–Otistik insanlar kimlerdir? Çocuklar gelişme bozukluğu sendromuna girmiş olsalar bile 24-30 aylık oluncaya kadar normal gelişme gösterirler. Aileler konuşmada gecikme olduğunu,oyun oynamada ve sosyal ilişkilerde aksaklık olduğunu fark edene kadar normalmiş gibi görünürler. Aşağıdaki gecikmelerden herhangi birisi otizm tanısı için tek başına yeterli olmaz. Otizm gelişme sürecinde birçok kombinasyonun aksamasından olur. Aşağıdakiler otizmden etkilenen bölümler olabilir:
• İletişim Lisan yavaş gelişir veya hiç yoktur.
• Kelimeleri kullanırken onlara uygunsuz anlamlar verir.
• Ekolali yaparlar(papağan gibi tekrarlarlar)
• İşaretle ,kelime kullanmadan anlaşır.
• Dikkat süresi kısadır.
• Stereotipik hareket yaparlar Tekrarlayıcı hareketlere stereotipi denir. Sallanırlar,dönerler,el çırparlar,amaçsız dolanırlar,parmaklarını gözlerinin önünde sallarlar. Bazen bu davranışlar çok yoğun olur,o zaman ilaç kullanmaları gerekebilir ama genellikle bu stereotipik davranışlar terapiyle geçer, nedeni ise bilinmemektedir.
• Oyun Taklitçi ve hayalci oyunculuktan yoksundur, diğer insanları taklit etmez,davranışlarına benzetmez, gibi oyunlar oynamaz(askercilik gibi)
• Sosyal İlişki uzun zaman tek başına kalabilir. Arkadaşlık kurmada isteksizdir. Sosyal olaylara az cevap verir,göz teması yoktur veya kısa süreli olur, gülümsemezler.
• Duyusal Gerilik Görme,dokunma,koklama ve tatma duyuları çok fazla ve çok az olmak üzere hassaslaşmıştır. Beyin duyulardan gelen mesajları tam olarak algılayamaz. Kelimelerdeki sesleri ayırt edemeyebilir böylece söylenenleri anlamayabilir. Ağrılı duyma olabilir. Görme tam anlamıyla gerçekleşmeyebilir. Tat alma duyusunun azlığı nedeniyle seçici gıda yiyebilirler. Koklama duyusunun yetersiz veya fazla oluşu beynin diğer kişilerle olan temaslarında ayırt edici rol oynamasını sağlar. Otistik çocuk belki de pek çok garip davranışını duyularının gereğinden az veya fazla mesaj alması nedeniyle sergiliyor olabilir.
• Davranışlar Çok fazla hareketli veya pasif olabilirler. Hiç neden yokken sinir krizine girerler,obsessif (tutkulu) ilgi gösterirler. Herhangi bir nesneye,fikre ,faaliyete veya kişiye karşı kendilerine veya başkalarına agresif(hırçın)davranışlar,yinelenen olayların(rutinin) ve kalıpların değişmesine tepki gösterirler.
Bazı otistiklerde beynin gelişmesini etkileyen diğer rahatsızlıkları olabilir. Epilepsi(sara), FragileX Sendromu, Down Sendromu, Zeka geriliği, Landau-Kleffner sendromu, Williams Sendromu ,Tourette’s Sendromu gibi.Tüm otistik insanlar aslında birer bireydirler ve tüm insanlar gibi onlarında kendilerine has kişilikleri karakter kombinasyonları vardır. Otistik kişiler bilgiler doğru yönde, doğru programla verilirse öğrenebilirler. Otistik kişilerin yetenekleri konsantrasyon güçlüklerine paralel olarak günden güne değişebilir! Bir gün çocuk öğrenmeye yatkınken diğer bir gün formda olmayabilir. Öğrenme olayı dış dünyadan gelen değişikliklere göre veya anxiete durumuna bağlı olarak etkilenebilir. Ortalama veya ortalamanın üstünde sözel hafızaya sahip olabilir. Ancak bunu kullanıp diğerleriyle bir faaliyet içine adapte etmeleri zor olabilir. Pek çok otistik çocuk ve büyük göz kontağı kurabilir. Sevgi gösterebilir. Gülebilir ve hislerini pek çok şekilde gösterebilir. Bazen görsel motor ve/veya algılama problemleri diğer insanlarla göz temasını engeller. Bazı otistikler peripheral görüşü insanlara direkt olarak bakmaya tercih edebilirler. Bazen dokunma ve yaklaşma ağrı verici olabilir. Kişilerin ses tonları rahatsız edici olabilir. Bu sorunlar aile bireylerine kadar indirgenebilirler. Anksiete, korku, karmaşa, dış dünyanın rutinine uygun mantık yürütememenin bir sonucudur. Uygun tedaviyle otizme ilişkin bazı davranışlar değişebilir veya zaman içinde yok olabilir. İletişim ve sosyal olamama tüm hayatın içinde belli kalıplarda devam edebilir ancak diğer alanlardaki güçlükler, yaşının büyümesiyle, eğitimle ve stresin derecesine bağlı olarak ya yok olur ya da değişime uğrar. Genelde kişi doğal ortamlarda yeteneklerini kullanarak ve geniş kapsamlı ilgilerini ve faaliyetlerini kullanarak gelişirler ve pek çok otistik kişi hayatlarından memnun olurlar ve toplumla anlamlı temasları olur. Pek çok otistik kişi rahatsızlığıyla iyi şekilde başa çıkabilir ve kendini dengelemeyi öğrenir. Geleceği kimse tahmin edemese de ,bazı otistik yetişkinlerin toplumda bağımsız yaşayıp,çalıştığı bilinir. Araba kullanabilir,üniversiteyi kazanabilir,evlenebilir. Bazıları ise biraz destekle günlük baskılarından kurtulmaya gereksinim duyarlar. Diğerleri ise ailelerinden ve profesyonellerden çok fazla destek görmek ihtiyacındadır. Büyük otistikler sözel eğitimden iş bulma yeteneklerini arttırmak için yaralanırlar. İyileşmiş otistikler sıklıkla konferanslara katılıyorlar veya otizm için çalışan kuruluşlarda konuşmacı oluyorlar. Otistikler bu rahatsızlıkları hakkında bilgi vererek, kitaplar bastırarak,yardımcı oluyorlar.
24-Otizmin Tedavisi Var mı? 1943 yılında Dr. Leo Kanner tarafından ilk defa tanımlandıktan sonra otizmi anlamak çok hızlı olarak gelişmiştir. Tıbbi anlamda beyinde otizm sonucunu doğuran değişikliklerin tedavisi yoktur ancak rahatsızlığın daha iyi anlaşılmasıyla, hastalıkla başa çıkma mekanizmaları gelişme gösterdi ve rahatsızlığın pek çok aşamasına uygun stratejiler geliştirildi. Semptomların pek çoğu çocuğun yaşı arttıkça azalır veya hepten yok olur. Uygun tanı ile,davranışlar pozitif yönde değişir. Bazı vakalarda çocuk sanki hiç tedavi görmemiş ve artık otizme sahip olmayan ,otistik olmayan bir kişi olur. Çoğunlukla bazı çocuk ve büyükler otizmin manifestolarını bazı derecelerde tüm yaşantıları boyunca sergilemeye devam ederler.
25-En Etkili Tedavi Yöntemi Nedir? Kanıtlar gösteriyor ki ERKEN TEŞHİS otistik çocuklarda inanılmaz pozitif değişimlerle neticeleniyor. Henüz otizmin belli bir tedavisi bulunamamıştır. Ancak eğitimle tedavi edilebilirler. Davranış bazlı tedaviler, çocuğun ilgi alanına yönelik metotlar, yüksek yapılı faaliyet yoğunluğu ,aile ve personel eğitimi ve diğerleri… Çeşitli tedaviler mümkündür. Davranış Analizi,Oditori entegrasyon Terapisi(kulaklık ile)İşitsel Terapi ,Diyet ,Deneme Yanılma Öğretisi ,İlaçlar Müzik Terapisi, Sensori Entegrasyon(duyusal bütünleme terapisi), Konuşma/Telaffuz Terapisi ve Algısal(görüş)Terapisi ,Sekretin İrlen lensleri ,Floor Time Fasilite iletişim Holding Terapi, Detoksifikasyon Araştırmalar göstermiştir ki kişiye özel (ısmarlama elbise gibi),kişisel ihtiyaçlara göre düzenlenmiş bir özel eğitim programına otistikler iyi cevap verirler. Zor durumda ağır etkilenmiş otistikler katı disiplinli eğitim,davranış programı,bire-bir öğretmen-öğrenci yöntemi veya küçük grup çevresi ile eğitilebilirler. Bu akademik eğitim desteğine ilave olarak,otistik öğrencilerin fonksiyonel yaşam yeteneklerinin öğretilmesine de gereksinimleri vardır. Caddeyi emniyetle geçmesini ,basit ufak alış-verişler yapmasını ,gerektiğinde yardım isteme yöntemlerini ihtiyacı olan kritik yeteneklerdir. Bir kuşak önce bu insanlar ancak özel bakım evlerinde barınabilirlerdi. Ancak günümüzde bağımsız yaşayan veya ailesiyle yaşayabilen otistikler vardır. Grup evleri,apartmanda toplu yaşama veya residental faaliyetler bugün A.B.D. de yaygındır. Otistik kişilerin aileleri yüksek oranda stresli yaşayabilirler. Ailelerin alışılmış toplum faaliyetlerine katılmalarında zorluk çekilebilir. Bu izolasyon sonucunu doğurur ve toplum desteğinden soyutlar. İşte deneğimiz ODER yardım maksadıyla,sizler için buradadır.
26-İlaç tedavisi nasıl etkili olur? Beyindeki kimyasal sistemler otizmden etkilenmişlerdir. Dopamin,seretonin,noradrenalin ve opioit sistemler ilaçla tedavi edilebilirler. İlaç kullanımı mutlaka hekim önerisi ile ve hekim kontrolü altında yapılmalıdır.
27-Glutensiz ve Kaseinsiz diyet gerekli midir? Buğday ekmeğindeki glüten ile sütteki kazein beyindeki kimyasal aracı maddeler üstünde harabiyete yol açarlar. Glütensiz ve kazeinsiz bir diyet beyindeki miyelin tabakası için gereklidir. Beyinden salgılanan endorfin hormonunun sinir sistemi üzerindeki gerekli vazifeyi yapmasını engellerler. Böylece davranış bozukluklarına zemin hazırlanır. Diyet otizmin tedavisinde çok önemli bir faktördür. Otistik çocukların kanları çok asitli olur ve sebze yiyerek bunu azaltabilirler. Konserve, paketlenmiş ve donmuş gıdaların içindeki koruyucular ve diğer katkı maddeleri otistik çocuklarda yan tesir yapar. Otizmin tedavisinde inek sütü ve glüten gibi peptit maddeler diyetten çıkarılınca, lisanda ,sosyalleşmede ve davranışlarda çok düzelmeler görülmüştür. Kazeinin diyetten çıkarılması süt ve sütlü tüm ürünlerin ,peynirin yenmemesiyle Glütenin diyetten çıkarılması , buğday ve içinde glüten bulunan tüm tahıllardan yapılmış ekmek ve kek ve benzeri gıdaların yenmemesiyle olur. Bu diyet uygulandıktan 1 yıl sonra hasta çocuklar normal spektruma geçerler. Daha katılımcı,daha az garip davranışlılık sergilerler. Diğer iyileşme dikkatin artması, sosyalleşebilme ,motor hareket yeteneklerinin gelişmesi ve sıkıntı krizlerinde azalma ve ilginç olanı öğrenmeme isteğine karşı direnç azalır. Glütensiz diyette yenebilirler listesi Tüm pişirme yağları,tüm kurutulmuş meyveler,tüm kuru fasulyeler ve bezelyeler,tüm taze meyve ve sebzeler,tüm et ve balıklar,tüm otlar,tüm baharatlar,madensuyu sodası tereyağ,mercimek,patates,bezelye unu,pilav,pirinç unu susam,yumurta,sorghum(süpürge darısı unu),yoğurt,tatlı kestane unu,tapioka unu,kestane unu, teff unu ,sago unu vs vs .
28-Otistiklere hangi vitamin verilmelidir? Mağnezyum ile beyin dalgalarında normalleşme, davranışta gelişme ve metabolizmada iyileşme olur.B6 vitamininin vücut tarafından emilmesi için gereklidir. Mağnezyum eksikliği otizmle ilişkili olan duyma hiperhassaslığına ve hiperirirte haline etki eder.Bu programa çinkoyu da dahil edebilirsiniz. Vitamin C sallanma,dönme ve el sallama gibi stereotipik otistik davranışların azalmasını sağlar. DMG(Dimetil gliserin) besinlerdeki toksik olmayan otizmin tedavisinde yararlıdır. Folik Asit hiperaktiviteyi azaltır ve duygusal sağlığı arttırır. ScFos ve Biothin bağırsak sistemine iyi gelir,ishali azaltır. Kranberi hülasası mantarı ve kötü huylu bakterileri azaltır. Kolostrum anne sütünün ilk 3 günlük biçimidir ve bağırsak sistemindeki IgA seviyesini yükseltir. Kalsiyum sütün diyetten çıkarılması ile eksilir,yerine konması gerekir. Super Nu Thera B6/Mağnezyum bazlı çoğul bir vitamindir,16 değişik vitamin içerir.otistiklerde çok faydalıdır. Pro bio Gold Pro culture Gold Yeast Avenger
29-Otizmin diğer olası sebepleri nelerdir? Otizm spesifik bir nedene dayalı bir hastalık değil ama anormal davranış karakteristiklerin kombine sendromudur. Metobolik rahatsızlıklar otizmin bazı kısmında görülür. Ek olarak peptitlerin kırılma aşamasında (basit proteinler tıpkı ensülin,endorfin veya diğer nörotransmitler gibi) sindirim sırasında etkilenirler. Çocukluk aşıları Bernard Rimland Phd. Otizmin çocukluk aşılarından bilhassa karma aşı denilen (MMR)yani kızamık, kabakulak ve tetanoz aşısından oluştuğunu söylüyor. Fetal Alkol Sendromu Kanada’daki bir araştırmaya göre fetal (ölümcül)alkol sendromu olan çocuklarda otizm görülebiliyor. Beyincik Hasarı Bu hasar otizm yapar. Miyelin oluşumunda hasar(Sinir fiberleri) Bu aynı zamanda sadece otizm yapmakla kalmaz ,epilepsi(sara) hastalığının daha ileriki yaşlarda otistiklerde görülmesini sağlar. Kanın sıra dışı akma paterni bebeklik çağı otistiklerin beyinlerinde görülür. Otistiklerde beyindeki kan akışının oldukça yavaş olduğu gözlenmiştir. Virüs enfeksiyonları (Tetenoz,Alman kızamığı) Ertemegalovirüs (herpes=uçuk) annenin hamileliliği sırasındaki veya bebeklikteki enfeksiyonlar otizmi yaratır. Besin alerjileri Belli başlı bazı gıdalara olan hassasiyet özellikle BUĞDAY,İNEK SÜTÜ ve ŞEKER Davranış bozuklukları yaratır. Otistiklerin pek çoğunda besin alerjisi vardır ve alerjenlerin testlerle tanınıp diyetten çıkarılması gerekir.(Great Plains Labarotory ) Mantar enfeksiyonları Özellikle tekrarlanan kulak iltihaplarının antibiotik ile tedavilerinden sonra otizm oluşur. William Crook Md. (Dr)’ye göre tekrarlanan kulak iltihaplarının antibiotikle tedavi edilmesinden sonra otizm gelişebilir. Tüm otistiklerde çok yaygın olarak antibiotiklerin kronik olarak kullanılması ince bağırsakta yaşayan normal, yararlı bakterilerin yaşamını zedeler ve KANDİDA ALBİKAN mantarının hızla çoğalmasınıa neden olur. Böylece geçirgen barsak sendromu olur ki bununla sindirilmemiş besin partikülleri kan dolaşımına karışarak otoimmün(bağışıklık) sistemini bozar ve besin allerjisi yapar. Otizmin olası sebebi olarak araştırılmakta ve laboratuar testleri,uygun ilaçlar ve diyetle bu kandida albikan mantarının azalması sağlanmakta ve otistik semptomları iyileşmiş kişiler bulunmaktadır.
30-Otistik çocuklarda zeka düzeyi nedir? Otistik çocuklar çeşitli düzeylerde zekaya sahiptirler,geri zekalıdan üstün zekalıya kadar değişen bir yelpaze dikkat çekmektedir. Zeka düzeyinin otistiğin ilerdeki yaşantısını belirleyebilir bazen otistik semptomlar aslında var zekayı örttüğü ve doğru ve planlı eğitimle çocukların zekasının açıldığı görülmüştür.
31-Zeka testi nasıl olmalıdır? Zeka düzeyini ölçmek için uygun testler yapılmalıdır. Ancak otistik çocuklarda deneyimli kişilerin test yapması ve yapılan testlerin otistiklere uygun olması gerekir. Testlerde ortamın ve test uygulanan kişinin istenenleri anlamasının ve yapmaya istekli olmasının önemi büyüktür. Bu faktörler göz ardı edilerek yapılacak değerlendirmelerin sonuçları yanıltıcı olacaktır. Ayrıca küçük çocukların test edilmesi zordur. Daha önce hiç test edilmemiş bir çocukta hiçbir sonuç alınmayabilir. Bu nedenle test sonuçlarını dikkatle yorumlamak gerekir çünkü bazen test sonuçları otistik bireyin gerçek düzeyinin altında bir izlenim verebilir. Birden fazla özrü olan çocuklarda testler uygulanırken daha dikkatli olunmalıdır. Test süresi uzayabilir. Testin tek amacı çocuk hakkında yararlı bilgi verebilmektir. Becerilerini,yeteneklerini, zayıf ve güçlü yanlarını ortaya çıkararak çocuğa uygun eğitim programı belirlenebilir. Testler bazen çocuğun oyun ve duygusal kabiliyetlerini yeterli değerlendirememiş olabilir. Aileyle çocuk hakkında görüşmek gereklidir. Bir raporla çocuğun ailesine ve okuluna bilgi verilmelidir.
32-Kaynaştırma eğitimi nedir? Milli eğitim müdürlüklerine otistik ve engelli çocukların kaynaştırma eğitimi hakkında T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüklerinden gelen talimatlar gereği, engelli bireylerin ,normal yaşıtlarıyla aynı ortamda bulunmalarının yararlı olduğu bildirilmiştir. Kaynaştırma, uygun görülen engelli çocuklarla, engelli olmayan yaşıtlarını eğitim ve sosyal yönden bütünleştirmektir.
33-Niçin Kaynaştırma? Engelli çocuk gelişemez çocuk değil, kendi yavaş ritmi ile yaşıtlarını geriden izleyen çocuktur. Bu nedenle eğitimleri zihinsel kapasiteleri ölçüsünde mümkün olabilmektedir. Kaynaştırma eğitiminde, normal öğrenci, engelli öğrencinin gelişimini arttırmada davranış modeli olarak görev yapmakta ve engelli öğrenciye kendisi gibi engelli öğrenciden öğrenebileceğinden çok daha fazla gelişimsel modeller sunmaktadır. Amaç Engelli bireylerin normal yaşıtları ile etkileşimleri sonucu toplum tarafından benimsenen davranışlar kazanmalarıdır. Normal çocuklar,engelli yaşıtları ile doğrudan ilişkileri sonucu engelli bireylere karşı olumsuz tutumlarını değiştirebilecek ve engelli bireylerin toplumca kabulü ve anlaşılmasında genel bir artış sağlanacaktır. Bu normal çocuklar toplumun diğer bireylerini de eğiteceklerdir.
34-Sekretin tedavisi nedir? Sekretin ince bağırsakta üretilen ve bazı pankreatik sıvıların çıkmasını sağlayan bir hormondur. Sekretin gastroentrolojik teşhisler için kullanır. Bazı otistik vakalarda sekretinin sosyal ve lisan yeteneklerini arttırdığı gözlemlenmiştir. Bu gelişmenin mekanizması hala belirsizlik taşır ancak sekretin familyasının diğer elemanlarının beyinde reseptörler taşıdığı da bilinir. Sekretin hakkında araştırmalar hızla devam etmektedir. Sekretinin şu andaki rolü belirsizlik taşır ve potansiyel yan etkileri(alerjik reaksiyonlar gibi) hala bilinmez durumdadır.
35-Sensori entegrasyon (duyusal bütünleme) terapisi nedir? Sensori entegrasyon terapisi Dr. A. Jean Ayres tarafından geliştirilmiştir. Otistik çocukların bazen duyuları ya hiç cevap vermez veya fazla aktif olur. Sallanma,çevirme ve el-sallama gibi davranış bozukluklarının altında bu gibi duyusal problemler yatmaktadır. Bu problemlerin de esas merkezi beyindir. Sensori entegrasyon terapisi 3 asal duyu üzerinde yoğunlaşmıştır. Takdil(dokunma),vestibular(işitme,denge)ve properioseptif( kaslar ve tendonlar) Takdil sistemin nöronları derinin hemen altında bulunur ve beyne mesajlar gönderirler. Bu mesajlar hafif dokunuş,ısı ,acı,ve sıkıştırma gibi hislerdir. Bunlar kişiye çevre hakkında bilgi verirler. Bu sistemdeki sorunlar kişinin dokunulmaya karşı direnç göstermesini,bazı yemekleri yememesini,bazı kıyafetleri giymemesini, ellerini yıkamamasını ,ellerini hiçbir şeye sürmemesini(yapışkan,kir,toz,boya,ıslak bez)ve ellerini kullanmamasını acıya karşı hissizmiş gibi davranmasını ,içine dönük yaşamasını(izole olmuş bir şekilde),genel irrite halini ve hiperaktif olmasını sağlar. Vestibular sistem iç kulaktaki yarım daire kanallarıyla ilgilidir ve başın dönme ve eğilme hareketlerini kontrol eder. Bu sistemdeki bozukluklar çocuğu sıradan faaliyetler olan salıncakta sallanmaktan,kaydıraktan,rampalardan alıkoyar. Merdivenlerde sıkıntı yaşarlar boşlukta kaybolmuş hissine kapılırlar. Proprioseptif sistem kasların ve tendonların kullanımıdır.Bu sistem insanın nerede(sandalyede mi?) oturduğunu söyler. İnce motor hareketlerinin yapılmasını sağlar,kalem tutup yazmak ,kaşıkla çorba içmek,düğme iliklemek bu sistemin doğru çalışmasıyla olur. Bu sistemde problem olursa kişi düşer,boşlukta vücuduna doğru pozisyonu veremez,bebeklikte doğru emekleyemez,çıt çıtları yapamaz ve yemek yemesi düzgün olmaz. Diğer bir başka sorun ise motor plan yapamazlar. Sensori problemi olan insanlar çabuk yorulurlar,ince ve büyük motor koordinasyon sorunları olur,planlama yapamazlar,konuşma/lisan problemler olur ve okul sorunları(akademik eğitim) olur. Bu tip çocuklar okküpasyonel terapistler,fizyoterapistler tarafından tedavi edilirlerse hızla iyileşip NORMAL insan olabilirler.
Amerika’daki Otizm Araştırma Enstitüsü tarafından (Autism Research Institude) geliştirilen otizm skalası nedir? Kendi kendimize sorabileceğimiz sorular ile çocuğumuzun otizminin hangi seviyede olduğunu saptayabilir ve ilerleyen zaman içinde gelişme sürecini takip edebiliriz. Sorular 4 ana temaya göre hazırlanmıştır. Cevaplarınızı a) Evet b)Hayır c)Bazen diye verebilirsiniz.
I-Konuşma/Lisan/Kominikasyon
1-Kendi adını biliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
2-‘Hayır’ veya ‘Dur’ a yanıt veriyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
3-Bazı yönlendirilmeyi takip edebiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
4-Bir defada bir kelimeyi kullanabilir mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
5-Bir defada iki kelimeyi birden kullanabilir mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
6- Bir defada üç kelimeyi birden kullanabilir mi? A)Evet b)Hayır c)Bazen
7-10 yada daha fazla kelime biliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
8-4 veya daha fazla kelime biliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
9-Ne istediğini anlatabiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
10-Anlamlı sorular sorabiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
11-Konuşmasında anlam yükü var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
12-Genellikle pek çok başarılı cümle kurabiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
13-Oldukça iyi konuşma yapabiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
14- Yaşına uygun iletişim kurma yeteneğine sahip mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
II-Sosyallik
1-Bir kabuk içinde gibi mi duruyor,ona ulaşamıyor musunuz? a)Evet b)Hayır c)Bazen 2-Diğer insanlara aldırış etmiyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
3-Yönlendirildiği zaman dikkatini ya çok az ya da hiç veremiyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
4-Uzlaşmacı değil mi ve dirençli mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
5-Göz teması yok mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
6- Göz teması yok mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
7-Hiç sevgi göstermiyor mu? a)Evet b)hayır c)Bazen
8-Anne-babasını selamlamada aksaklık yapıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
9-Diğer kişilerle teması engelliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
10-Taklit etmiyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
11-Sarılmayı ve okşanmayı istemiyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
12-Paylaşmayı ve yaptığını göstermeyi istemiyor mu? a)Evet b)Hayır c9Bazen
13-‘Allahaısmarladık’ diye el sallamıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
14-Uzlaşmasız mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
15-Sinir krizleri mi geçiriyor? a)Evet b)Hayır c)Bazen
16-Arkadaşlık kurmada ve dostluk geliştirmede eksikliği var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
17- Arkadaşlık kurmada ve dostluk geliştirmede eksikliği var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
18-Diğer insanların hislerine karşı duyarsız mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
19-Sevilmeye karşı farklı tepki mi gösteriyor? a)Evet b)Hayır c)Bazen
20-Ailesi tarafından yalnız bırakıldığında farklı tepki mi gösteriyor? a)Evet b)Hayır c)Bazen
III-Sensori(duyusal)farkındalık
1-Kendi ismine tepki veriyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
2-Övgü cümlelerine yanıt veriyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
3-İnsanlara ve hayvanlara bakıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
4-Resimlere bakıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
5-T.V. seyrediyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
6-Resim çiziyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
7-Boyama yapıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
8-Sanatla ilgisi var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
9-Oyuncaklarla uygun şekilde oynuyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
10-Uygun yüz ifadeleri (mimik)var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
11-Televizyondaki hikayeleri anlatabiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
12-İzahatları anlayabiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
13-Çevresinin farkında mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
14-Tehlikenin farkında mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
15-Hayal kurabiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
16-Riske atılabiliyor mu ,cüretli ve atak mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
17-Ahenkli mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
18-Diğer insanların baktığı yere bakabiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
IV-Sağlık/fiziksel Durum/Davranış
1-Yatağını ıslatıyor mu?(işiyor mu?) a)Evet b)Hayır c)Bazen
2-Kilotunu veya bezini ıslatıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
3-Kilotuna veya bezine kaka yapıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
4-İshal mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
5-Kabız mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
6-Uyku problemi var mı? a)Evet b)hayır c)Bazen
7-Ya çok fazla ya da az mı yemek yiyor? a)Evet b)Hayır c)Bazen
8- Ya çok fazla ya da az mı yemek yiyor? a)Evet b)Hayır c)Bazen
9-Hiperaktif mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
10-Uyuşuk mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
11-Kendine vuruyor veya kendini yaralıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
12-Başkalarına vuruyor veya başkalarını yaralıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
13-Zararlı,tahrip edici mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
14-Seslere karşı hassasiyeti var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
15-Meraklı veya korkulu mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
16-Mutsuz veya ağlayan mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
17-Epilepsi nöbeti var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
18- Epilepsi nöbeti var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
19-Rutin olaylara karşı kesin tavrı var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
20-Bağırıyor mu, çığlık atıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
21-Sürekli aynılığı mı istiyor? a)Evet b)Hayır c)Bazen
22-Sürekli ajite mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
23-Ağrıya karşı hissiz mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
24-Bazı olaylara ve bazı konulara karşı fiksasyonu var mı,takılıp kalıyor mu? a)Evet b)Hayır c)bazen
25-Tekrarlanan hareketleri var mı(el sallamak gibi) a)Evet b)Hayır c)Bazen

Sizin İçin Seçtiklerimiz