Köyde Hayat

Ben köyde doğdum. Çocukluğum köyde geçti. Doğup büyüdüğüm yerlerin şimdiki halini de geçmiş zamanlarını da çok iyi biliyorum. Büyük annem, büyük babam sürekli anlatırdı. Köyde hayat nasıldır, eskiden neler vardı, insanlar neyle geçinirdi? sorularının yanıtını onlardan öğrendim. Başkalarının romanlardan öğrenecekleri şeyleri ben ninemden öğrendim. Şimdi bile bir film sahnesi gibi gözümün önüne gelir onun anlattıkları.

Eskiden köylerde elektrik yokmuş. İnsanlar aydınlanmak için gaz lambası kullanırmış. Sonra lüks zamanla piknik tüpünün üstüne takılan ve lüks adı verilen aydınlatma araçları çıkmış. Tabi elektrik olmadığı için buzdolabı, çamaşır makinesi ve televizyon da yokmuş. Buzdolabının olmadığı zamanlarda köylüler, yiyeceklerin uzun süre kalması için kurutulurmuş. Etin kurutulduğunu şaşarak öğrenmiştim. Yaz mevsiminde yetişen sebze ve meyveleri günlük tüketmek mümkünken, patates ve soğan gibi kışlık yiyecekleri de evin serin odalarında saklıyorlarmış. Yine reçel ve turşu yaparak da yiyecekleri, serin yerlere koyarlarmış. Isınmak için odun kullanılırmış. Soğuk kış günlerinde korunmak için yün kazaklar, içlikler ve yün çoraplar giyen insanlar yatarken de yün yatak ve yorganların sıcaklığından faydalanıyorlarmış.

Köyde hayat geçmişten ibaret değil tabi. Benim yaşadıklarım, gördüklerim de var. Köyde şimdi elektrik olunca elektrikle çalışan araçlar da var. Gerçi ısınmak için halen soba kullanıyoruz ama televizyon ve bilgisayarımız var. Her şeyden önemlisi cep telefonu ve İnternet var. Eskiden olmayan elektrikli süpürge var, elektrikli ev aletleri var. Ancak köyde hiç değişmeyen şeyler de var.

Köyde yaşamak, kıymetini bilen insan için sağlık ve huzur fırsatıdır. Araba gürültülerinden, egzoz dumanından, işe yetişme telaşından uzak olmak huzur kaynağı değilse nedir? Kuş cıvıltılarıyla sabaha uyanmak, tertemiz oksijeni ciğerlerimize doldururken, balkonda kahvaltı yapmak ve gökyüzündeki yıldızların büyüsüyle hayallere dalıp uyumak huzurun kendisi değil midir? Peki ya dalından koparılan mis kokulu domates, salatalık, marul? Taze sütü unutmayalım, tere yağında yumurtayı es geçmeyelim, derde balık avlamayı unutmayalım…

Köyde hayat vardır. Köyde doyumsuz sohbetler, eğlenceli oyunlar vardır. Akraba, eş dost yürüme mesafesini bırakın kapıdan pencereden seslendiğinizde duyma mesafesindedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.