DOKU BAĞIŞI VE SAKLANMASI

DOKU BAĞIŞI VE SAKLANMASI
Bu yazı, tıp öğrencilerine ve tıpla ilgili bilgi ve donanıma  sahip olan kişilere daha uygundur.
Şimdiye kadar solid organ donörleri, orgaların çıkarımı yada transplantasyonu ile ilgili birçok şey öğrendiniz. Solid organ nakli ölümden sonra dramatik bir şekilde hayat kurtarır. Ölümden sonra doku nakli ise çok daha büyük bir yelpaze de aktivite gösterir. Genellikle yaşam kurtarmaz ancak yaşam kalitesini arttırır.
Kornea yada kalp kapakçığı gibi dokular sağlık personeli ve halk tarafından daha kolay algılanır ve kabul edilebilir. Buna rağmen kemik, deri, tendon ve diğer dokular daha az bilinir.
Bu bölüm size doku donörü seçimi, çıkarımı ve saklama prosedürleri hakkında bir ışık tutmaya çalışacaktır. Organ donörlerinin aksine doku donörleri genelde asistolik ve ölümden sonraki 24 saat içinde gerçekleşir.

 Bunun anlamı donör havuzunun organ donörüne göre çok büyük olduğudur. Aradaki diğer bir fark dokuların saklanıp daha sonra kullanılabilir olmasıdır. Bu süreler dokuya ve saklama koşullarına göre değişiklik gösterir. Birçok doku 5 yıla kadar nakil için saklanabilir. Dokularda en önemlisi saklama için bir kalite sisteminin kurulması ve bunun uygulanmasıdır.
Donör havuzunun daha geniş olmasına rağmen unutulmaması gereken burada da doku bulabilmenin yolu matemli ailenin iznidir. Bu yüzden doku bağışı için de organ bağışı sağlamakta olduğu gibi etik ve profesyonel bir ekip kurmaktır.
DOKU DONÖRÜ SEÇİMİ:
Risk ve faydaları :
Doku donörleri belki solid organ donörleri gibi direk hayat kurtarmaz ancak geniş yanık bölgesi olan hastada deri nakli sıvı kaybına engel olur ve kişiyi enfeksiyonlardan korur. Yada kemik tümörlü bir hastada veya Bu vakalarda görüldüğü gibi doku bağışı travma sonucu kemik yada tendonu hasar gören bir hastada doku bağışı sonucu yapılan ortopedik bir ameliyat hastanın yaşam ömrünü ve kalitesini arttırır. Ayrıca doku nakli sonucu hastalık geçme riski çok düşüktür. Aynı faydalar kornea naklinde de mevcuttur.
Yapılan incelemeler de aşağıdaki hastalıkların doku nakli ile geçebileceği tespit edilmiştir. Bunlar ;
• HBV
• HCV
• HIV
• Sepsis
• Creutzfeldt- Jakop hastalığı’dır.
Bu riskleri azaltmak için;
• Donör ailesinden ayrıntılı anamnez alınmalı
• Var ise otopsi raporu incelenmeli
• Donörün ayrıntılı fizik muayenesi yapılmalı
• Donörün kan testleri incelenmeli
Donör ailesinden anamnez alınması;
Donörün ailesi, yakın arkadaşları ve ölümü sırasında yanında bulunanlardan ulaşabildiğimiz kişilerden donörün yaşamı ve ölüm sebebi konusunda ayrıntılı bilgi almaya çalışılır. Özellikle öğrenilmesi gerekenler;
• Yaşam sitili
• Seksüel yaşamı
• Tıbbi geçmişi
• Aışkanlıkları ( ilaç, uyuşturucu madde vb. )

Var ise otopsi raporu incelenmeli;
Donöre otopsi yapılmış olması tercih sebebidir. Amerika birleşik Devletleri’nde tüm doku donörlerine otopsi yapılmakta, İngiltere’de ise kornea ve sklera donörlerine Creutzfeldt- Jakop hastalığı için rutin test yapılmaktadır.
Donörün fizik muayenesi;
Donörün yapılan fizik muayenesinde özellikle;
• Dövme
• IV ilaç kullanımı yönünde bir bulgu
• Vücutta küpe, hızma
• Yara izi
• Eski ameliyat izi
• Deri anormallikleri ( nevüs vb.)
• Açık yara ve enfeksiyon bulgusu
• Sarılık bulgusu
Donörün serolojik kan testleri;
Donörün organ donörü gibi mümkün olan en geniş seroljik testleri yapılmalıdır. En az;
• HIV
• HBV
• HCV ve mümkün ise
• Sifiliz yapılmalıdır.
Burada en büyük sorun kardiyak arrest sonrası alınan kan örneklerinin kalitesi ve bunların testlerde verebileceği yalancı pozitifliklerdir. Laboratuar ekibi numune konusunda mutlaka bilgilendirilmelidir. İngiltere de yapılan bir araştırma da % 20 yalancı pozitiflik olabildiği tespit edilmiştir. Ancak yalancı negatiflik hiç görülmemiştir. Sadece HIV testinde eğer donöre çok fazla kan transfüzyonu yapılmış ise yalancı negatiflik olabileceği üzerinde durulmaktadır.

DOKU DONÖRÜNDEN İZİN ALINMA KRİTERLERİ:

Doku donörlerinde de aynı organ bağışı gibi bir sistem kurulmalıdır. Tüm ölümlerin bildirileceği doku donör koordinatörleri olmalı, ayrıca daha önce bahsettiğimiz kalite sistemi kurulmalıdır. Donöre ait tüm bilgiler organ donörü ile aynı titizlikle incelenmelidir.
Yaş limitleri;
Her doku bankasının dokuya göre yaş limitleri vardır. Örneğin tendon donörlerinin 50 yaşından genç olması tercih edilir. Deri donörleirnin ise çocuk olması pek tercih edilmez. Yada fiziki güce maruz kalan bir bölgede kullanılacak olan kemik donörünün genç olması tercih edilirken , diğer bölgeler için daha yaşlı donörler kullanılabilir.
Tıbbi kontrendikasyonlar;
Tüm doku donörlerinde de mutlaka ayrıntılı tıbbi anamnez alınmalıdır.
Malign tümörler; Patolojik olarak metastaz olmadığı belirlenen primer beyin tümörleri ve bazal cell karsinoma hariç bütün malign tümörler.
Etiyolojisi belli olmayan hastalıklar ; Sarkoidoz, Crohn hastalığı, ülseratif kolit gibi enfeksiyon ile birlikte olabilecek hastalıklar.
Neuro-dejeneratif hastalıklar ; Parkinson hastalığı ve Multibl Skleroz.
Etiyolojisi bilinen enfeksiyon hastalıkları; Sistemik bakteriyel enfeksiyon, septisemi, sistemik viral enfeksiyon, aktif tüberküloz yada ölüm anındaki akut miyokarditis.
Multi sistem oto-immün hastalıklar; Romatoid artrit, sistemik lupus eritematozis ve poliartritis nodosa bu gruptandır. Bu hastalıklar ;
• Doku kalitesini düşürür.
• Hastalıkların tedavisi için kullanılan ilaçlar doku kalitesini bozabilir. Özellikle steroid deri ve kemik doku kalitesini bozabilir.
• Tedavi için kullanılan immünsüpressif ilaçlar yapılan kan testlerinde yanlış sonuç verebilir.
• Etiyolojisi belli olmayanların altında bir enfeksiyon yatabilir.
HBV ve HIV riski; özellikle son bir yıl içinde yapılan dövme, vücut hızması veya son bir yıl içinde cezaevi öyküsü olan donörler hem doku hem de organ donörü olamk için risk faktörüdür.
Creutzfeldt- Jakop hastalığı;
• Ailede CJD hastalığı,
• 1992 yılından önce beyin yada spinal cerrahi ameliyatı geçirenler,
• 1985 yılından önce infertilite yada büyüme hormonu tedavisi alanlar özellikle İngiltere’de donör olamazlar.
Seyahat ; özellikle sıtma ve Chaga’s hastalığı gibi hastalıkların sık görüldüğü giden donörlerde ilgili hastalıklara yönelik testler yapılmalıdır.
Dokuya özel durumlar; donörün göz ameliyatı geçirmesi, yada femur başı operasyonu geçirmesi o doku için önemlidir.

YAŞAM TARZINA BAĞLI RİSKLER :

• Cinsel yaşamı; çok eşli olması, erkeğin erkeklerle cinsel ilişkiye girmesi
• Reçetesiz IV ilaç kullanımı
• Hepatit yada HIV bulaşmış olma riski
• Hemofili hastalığı olup faktör tedavisi altında olanlar
• Son 1 yıl içinde Afrika yada uzak doğuya seyahat edenler yada bu bölgelerden gelenlerle seks yapanlar
• Son 1 yıl içinde cezaevinde bulunanlar risk taşımaktadır.

KALİTE SİSTEMİNİN PRENSİPLERİ:

Tüm doku bankalarının hedefi en iyi ve en güvenli dokulara sahip olup insanlara hizmet vermektir. Bu ülkelerden ülkelere değişmekle birlikte donörlerin kliniklerinin değerlendirilmesi için mutlaka bir tıbbi direktörün bulunması gereklidir. Diğer personel gerekli teknik eğitimden geçtikten sonra dokunun çıkarılması ve saklanmasını sağlar. Buradaki en kritik nokta çok iyi bir kayıt sisteminin olmasıdır. Dokuların genel saklanma süresi 5 yıldır, İngiltere’de özellikle kemik donörleri için 3 yıl kan örnekleri saklanmaktadır. Bunun nedeni dokuda yapılan incelemelerin sürekli değişebilmesidir.

DOKU DONÖRÜNDE İŞ AKIŞ ŞEMASI

 

 

 

 

 

 

DR. LEVENT YÜCETİN
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ
ORGAN NAKİL KOORDİNATÖRÜ

Sizin İçin Seçtiklerimiz