Abidin Elderoğlu

Abidin Elderoğlu_tablo

 Abidin Elderoğlu Kimdir?
1930-32 yılları arasında Paris’te Laurens ve Lhote’un atölyelerine devam ederek yurda dönen Abidin Elderoğlu, yağlıboya ve suluboya çalışmalara ağırlık vermiş ressamlarımızdandır. İlk dönem resimlerinden itibaren abartılı desen ve figürleri, kübizmi çağrıştıran bir biçimciliğe sahiptir. 1940’lı yıllardaki eserlerinde gerçekçilikten romantizme ve açık-koyu renklerinin anlatım özelliğine dayanan araştırmaları dikkat çeken sanatçının resimlerinde doğulu bir insanın duyarlılığı sürekli hissedilir. 1947’ye kadar genel olarak figüratif anlayışta çalışan Abidin Elderoğlu; bu yıldan sonra soyut bir anlayışa yönelmiş ve nesnel değerlerin gerçekçi aktarımı yerine plastik etkisini araştırmaya başlamıştır. 1950’lerin ortalarından 1960’a kadarki döneminde katı bir geometrizm ile soyutlamalar yapmıştır. Doğu sanatlarına özgü fırça kullanımıyla, kontur ve yüzey sentezini gerçekleştirmeye yönelmiştir. Bu çalışmalarında konturlar bir yumaktan rast gele boşalan ipi andırmaktadır. “Resimlerim neden ve konu aramaya kapılmadan gözle dinlemeye göredir. Problem, konudan sıyrılmak, konusuz plastik bir müzikalite yaratmaktır” diyen Elderoğlu; kaligrafik çizgilerden yararlandığı yapıtlarını ilk kez 1959-60’ta üretmeye başlar ve 1960’lardan sonra eserlerinde kaligrafi iyice egemen olur.

Konturun önem kazanması ve çizgilerin kalınlaşmasının ardından; renkler kontur dışına taşmaya başlamış ve 1960’ların sonunda, çizgisellikten lekeciliğe yönelen bir soyutlama uygulamıştır. Bu dönemde, ebru uygulamalarını hatırlatan, akıcı, lekesel benekler ile “aynalı yazı” düzenine yakın, renk lekelerinin simetrik görünümleri karşımıza çıkar. Abidin Elderoğlu ile hat sanatımız, çizgi stilizasyonunun en ileri ürünlerini vermiştir. Eski yazılarımızın arabeskleri, çizgisel melodileri, çukur ve kabartmalarından esinlenerek yaptığı tertipler, soyut sanatın anlam ve amaçlarını kavramış, başarılı yapıtlardır17. Sanatçının yapıtlarında kaligrafik değerler belirli bir plastititeye göre düzenlenir. Çizginin sürekliliği ve kıvraklığı temel endişedir. İnce, kıvrak, devingen bir biçim içinde çalışmış; kendi duygularını, düşüncelerini, yorum gücünü toplumun geleneksel kaynaklarıyla birleştirerek çağdaş bir resim dili oluşturmuştur. Pek çok Cumhuriyet dönemi sanatçısı gibi Türk resminin kuramsal ve düşünsel kavramları üzerine makaleler de kaleme alan Abidin Elderoğlu; eserlerindeki kaligrafik öğelerle ilgili olarak; kaligrafiden esinlenmediğini, yoğun ve dinamik bir kurgu içinde belirli plastik bir aşamaya ulaştıktan sonra bu öğelerin kendiliğinden ortaya çıktığını ifade eder. Doğadaki biçimleri ayıklayarak çizgisel temele dayanan soyut resimler yapan, hat sanatından aldığı öğelerle, gelenekle çağdaş yorumun Türk resminde başarılı bir sentezini gerçekleştiren Abidin Elderoğlu, ilginç ve özgün bir sanatçıdır.

Kaynaklar:
Anonim, Çağa Koleksiyonu Kataloğu, İstanbul 2002, s. 308.
Kaya Özsezgin,Çağdaş Türk Resim Sanatı Tarihi, C.3, s. 65.


Hazırlayan: Nazlı ŞAHİN

Sizin İçin Seçtiklerimiz