Odasından Çıkmayan Çocuklar
Ailelerin, çocuklarına uygulayacakları ödel ve ceza konusunda bilgili ve tutarlı olmaları gerekiyor. Örneğin, ceza olarak odasına gönderilen çocuk, ileriki yaşlarda her sıkıntıda kendisini odasına kapatma duygusu içine girebilir. Uzmanlar, çocukların kendine ait dünyasını kurma adına kapandığı odasına ailelerin müdahalesi anında krizler yaşandığını kaydediyorlar. Çocuklar, bu alanı sorumluluk çerçevesinde kullanmalı.Gençlik, hayatın duygulara endeksli olduğu, acıların da sevinçlerin de uç noktalarda yaşandığı bir çağ. Öyle ki kimse o dönemleri yıllar önce geride bırakmış birçok yetişkin gençleri anlamaz, kalbine ulaşamaz. Hayatın başındaki genç birey, yaşadığı sıkıntıları, üzüntüleri hayatın en büyük dertleri arasında gördüğü için kimsenin başına onunki gibi bir üzüntü gelmediğini, dünyanın en yalnız, en mutsuz insanının kendisi olduğunu düşünür çoğu zaman. Bu duygular içindeki gencin sığınacağı tek liman ise odasıdır. Dışarının tüm kalabalığına rağmen odası genci bağrına basar, orada çok mutlu ve bir … Read entire article »
Filed under: Psikoloji, Rehberlik, Sağlığımız
TÜM OTORİTEYİ ÇOCUKLARA BIRAKMAYIN
Prens ve prensesler büyüyünce narsist oluyor! Bazı anne-babalar, günlük yeme-içme, giyim-kuşamdan öte eve alınacak mobilyanın renginden arabanın markasına kadar küçük çocuklarına soruyor. Ebeveynler, çocuklarına prens ve prenses muamelesi yapıyor ve onların onayını almanın ‘iyi bir anne-baba rolü’ olduğuna inanıyor. Halbuki bu tavırlar çocuğa öz saygı kazandırmadığı gibi geleceğin kibirli, sorumsuz, öfkeli, kıskanç kişilerini yetiştirmekten öte geçmiyor. … Read entire article »
Fenilketonüri Hastası Öğrencilere Dikkat Edilmeli!
Ülkemizde 6 bin civarında fenilketonüri (PKU) hastası bulunuyor. Özellikle çocuklarda eğitimcilerin fenilketonürili çocuklara yiyecek ödülü – pekiştireç kullanırken dikkat etmeleri gerekmektedir. Kontrolsüz alınan bir parça yiyecek örneğin çikolata, et ve et ürünleri, kuru baklagiller, makarna gibi protein içeren gıdalar onların zekâ seviyelerini bozuyor. Uzmanlar fenilketonüri hastası insanlarda bazı gıdaların yenilmesi, miktarına bakılmaksızın fare zehiri kadar tehlikleli. Yeni doğan bebeklerde saç, cilt ve gözlerdeki açık renklilik, idrarda küf kokusu PKU yani fenilketonüri hastalığına işaret ediyor. … Read entire article »
Filed under: Özel Eğitim, Rehberlik, Sağlığımız
FROSTİG GELİŞİMSEL GÖRSEL ALGI TESTİ ve GÖRSEL ALGI EĞİTİM PROGRAMI
Frostig Gelişimsel Görsel Algı Testi Görsel algı kavramı, görsel uyaranları tanıma, ayırt etme ve daha önceki deneyimlerle ilişkili olarak yorumlama yeteneğidir. Görsel algı sadece iyi görme yeteneği değildir. Bir görsel uyaranın yorumu göz ile değil beyinde olmaktadır. Görsel algılama hemen her davranışımızda bulunmaktadır. Görsel algılamadaki yetenekleri sayesinde çocuklar okumayı, yazmayı, aritmetik yapmayı ve okuldaki başarıları için gerekli olan tüm diğer becerileri öğrenmektedirler. Görsel algı gelişimini değerlendirmeye yönelik ve dünyada sıklıkla kullanılan testlerden biri Frostig Görsel Algı Testidir.Bu test Dr.Marianne Frostig tarafından 1963 yılında geliştirilmiş, görsel algılamayı saptamaya yönelik bir performans testidir. … Read entire article »
PANİK ATAĞI ve BOZUKLUĞU HAKKINDA
PANİK ATAĞI ve BOZUKLUĞU Panik (panic) İnglizce bir sözcük; ürkü, telaş, ani ve şiddetli korku anlamına geliyor. Bütün dünya dillerine, güzel Türkçemize de girmiş. Atak (attack) da saldırı, kriz demek. Her ikisi de isim; mesela Baba evi gibi. Böyle bir isim tamlamasına ‘baba ev’ diyemezsiniz. O halde doğrusu, çoğu zaman söylendiği gibi ‘panik atak’ değil, ‘panik atağı’. Ama maalesef doğrusu daha az kullanılıyor. Hadi cahillik demeyelim; bir tür dil tembelliği işte. Daha eskiye gidilirse, eski Yunanca Panicos’dan gelir panik sözcüğü. Hepimizin bildiği gibi, her tarafı kıllarla kaplı, keçi ayaklı, iki boynuzlu pagan tanrısıdır Pan. Korkunç görünümlü ve korkunç sesli. Eski Yunan / Roma mitolojisine göre, ormanda bir göründü mü, hele bir kükredi mi korkunç sesiyle, büyük-küçük, cesur korkak, tüm canlılar kaçacak delik ararmış. … Read entire article »
Filed under: Psikoloji, Rehberlik, Sağlığımız
SOSYAL FOBİ
SOSYAL FOBİ, OLMAK YA DA OLMAMAK Fobi’ler, mantıksız korkularımızdır. Öyleyse, sosyal fobi, toplumsal korkularımız ya da toplum korkusu anlamına gelir ve sanılandan daha yaygındır. Her yüz kişiden 3-13 kişinin ömrünün bir döneminde bu ruhsal rahatsızlıktan muzdarip olduğu bilinir. Hekimlikte yüzde 3-13 rakamı çok yüksektir, yüzde birler, yarımlar bile yüksek kabul edilir. Hastalığın iyisi –kötüsü olmaz, hepsi kötüdür. Ama bir de hastalağın derecesi, başka deyişle şiddeti vardır. Derecesi yükseldikçe verdiği acı, riskleri artar. Ruhsal bozukluklardaki başta gelen risk, kişinin işlevselliğini bozmasıdır. Kişinin yaşamını engellemeye başlaması. Kişinin görevlerini yapamaz oluşu, çalışamaması, ilişkilerini sürdürememesi. … Read entire article »
Filed under: Psikoloji, Rehberlik, Sağlığımız
GELECEĞİN GÖZDE MESLEKLERİ NELER
Daha Çok Hangi sektörde, hangi pozisyon için eleman aranıyor? Meslek seçimininin günümüzde yeteneklerimize uygunluğu yanında geçerliliği ve tercih edilebilirlik dercesi de çok önemli. Bir işi çok iyi yapabilirsiniz ama o alanda sektörel bir gelişme olmadığı için işsiz kalabilirsiniz. Bölüm ve meslek seçiminde en önemli kriterlerden biri de talep gören ve gelecekte talep görme olasılığı yüksek olan meslekleri seçmektir. Sağlık-tıp: “İşsizliğin en az olduğu sektör” olarak nitelendirilen sağlık – tıp alanında hemşire ihtiyacının bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de geçerli olduğu görülüyor. En çok aranan diğer uzmanlık alanları ise yoğun bakım hemşiresi, yenidoğan yoğun bakım hemşiresi, dahiliye uzmanı, radyoloji teknikeri, anestezi teknikeri, hasta danışmanı ve acil tıp teknikeri olarak sıralanıyor. Yapı-inşaat: Yurtdışı (özellikle kuzey ve Arap ülkeleri) işlerin artması, yurtiçinde yeni projeler istihdam piyasasını hareketlendiriyor. Bu nedenle mimar, inşaat mühendisi, teknik ofis uzmanı, ihale … Read entire article »
Filed under: Rehberlik
Sosyal Beceri Öğretimi Yöntemleri
Sosyal Beceri Öğretimi Yöntemleri Otistik özellik gösteren çocukların eğitiminde kullanılan bilimsel dayanaklı öğretim yöntemleri bulunmaktadır. Bu öğretim yöntemleri sıklıkla sosyal beceri yetersizliklerini hedefleyen yöntemlerdir. Temel tepki öğretimi (Koegel, Koegel & Schreibmann, 1991), videoyla öğretim yöntemi (Charlop-Christy & Daneshvar, 2003; Nikopoulos & Keenen, 2004; Shipley-Benamou, Lutzker, & Taubman, 2002; Wert & Neisworth, 2003;), akran öğretimi (Kamps, Royer, Dugan, Kravits, Gonzalez-Lopez, & Garcia, 2002; Lowe ve ark., 2006; Morrison; Kamps, Garcia, & Parker, 2001), uyum öğretimi (Odom Watts, 1991; Luciano, Barnes-Holmes, Barnes-Holmes, 2002; Morrison, Sainato, Benchaaban & Endo, 2002; Sainato, Goldstein ve Strain, 1992) ve sosyal öykülerle öğretim yöntemi (Norris & Dattilo, 1999; Rust & Smith, 2006; Sansosti, Powell-Smith & Kincaid, 2004; Swaggart, Gagnon, Bock, Earles, Quinn, & Myles, 1995) bilimsel dayanaklı öğretim yöntemlerindendir. … Read entire article »
Filed under: Genel Bilgiler, Rehberlik
PREMATÜRE BEBEK
PREMATÜRE BEBEĞİNİZLE İLGİLİ BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ Tüm anne babalar gibi siz de kendi hayatınızın bir parçası olacak olan bebeğinizi aylarca hayal edip durdunuz. Çocuğunuzun giysilerini özenle hazırladınız, belki yatağı ve odasını bile düzenlediniz. Ancak bebeğiniz beklenen vakitten önce yani prematüre olarak dünyaya geldiğinden dolayı bu plan ve hazırlıklarınızda değişiklikler yapmak gerekecektir. Bu kitapçık, sizin prematüreliği daha iyi anlamanız, bebeğinizin ihtiyaçlarının neler olduğunu ve yapılan işlemlerin anlamını daha iyi kavramanız için hazırlanmıştır. Bebeğinizin durumu ve problemleri hakkındaki en doğru bilgileri muhakkak ki bebeğin tedavi ve bakımından sorumlu olan sağlık personeli verecektir. Bu kitap sadece bir yardımcıdır. Bebeğinizle ilgili her konuda doktorunuza soru sormaya lütfen çekinmeyiniz. … Read entire article »
Filed under: Rehberlik, Sağlığımız
Son Yorumlar