Articles Comments

Beyaz Eğitim » Psikoloji

Odasından Çıkmayan Çocuklar

Ailelerin, çocuklarına uygulayacakları ödel ve ceza konusunda bilgili ve tutarlı olmaları gerekiyor. Örneğin, ceza olarak odasına gönderilen çocuk, ileriki yaşlarda her sıkıntıda kendisini odasına kapatma duygusu içine girebilir. Uzmanlar, çocukların kendine ait dünyasını kurma adına kapandığı odasına ailelerin müdahalesi anında krizler yaşandığını kaydediyorlar.  Çocuklar, bu alanı sorumluluk çerçevesinde kullanmalı.Gençlik, hayatın duygulara endeksli olduğu, acıların da sevinçlerin de uç noktalarda yaşandığı bir çağ. Öyle ki kimse o dönemleri yıllar önce geride bırakmış birçok yetişkin gençleri anlamaz, kalbine ulaşamaz. Hayatın başındaki genç birey, yaşadığı sıkıntıları, üzüntüleri hayatın en büyük dertleri arasında gördüğü için kimsenin başına onunki gibi bir üzüntü gelmediğini, dünyanın en yalnız, en mutsuz insanının kendisi olduğunu düşünür çoğu zaman. Bu duygular içindeki gencin sığınacağı tek liman ise odasıdır. Dışarının tüm kalabalığına rağmen odası genci bağrına basar, orada çok mutlu ve bir … Read entire article »

Filed under: Psikoloji, Rehberlik, Sağlığımız

TÜM OTORİTEYİ ÇOCUKLARA BIRAKMAYIN

Prens ve prensesler büyüyünce narsist oluyor! Bazı anne-babalar, günlük yeme-içme, giyim-kuşamdan öte eve alınacak mobilyanın renginden arabanın markasına kadar küçük çocuklarına soruyor. Ebeveynler, çocuklarına prens ve prenses muamelesi yapıyor ve onların onayını almanın ‘iyi bir anne-baba rolü’ olduğuna inanıyor. Halbuki bu tavırlar çocuğa öz saygı kazandırmadığı gibi geleceğin kibirli, sorumsuz, öfkeli, kıskanç kişilerini yetiştirmekten öte geçmiyor. … Read entire article »

Filed under: Psikoloji, Rehberlik

YALNIZLIK DUYGUSU SAĞLIĞI BOZUYOR

Modern toplumları derinden etkileyen içe dönük,  iş ile ev arasında sıkışmış,  insanî ilişkilerden kopmuş, arkadaşlığın, komşuluğun, aile içi ilişkilerin dışında kalmış olan bireylerin oluşturduğu toplumları ciddi bi tehlike beklemektedir.  Yalnızlık. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Önen Ünsalver, yalnızlık hissinin mutsuzluk ve umutsuzluğu getireceğini ve bedenimize de zarar vereceğini söylüyor. Prof. Dr. Ali Köse ise ailelere, akşam gezmelerine çocuklarını da götürmeleri tavsiyesinde bulunuyor. Modern hayat, çalışma hayatının yoğunluğu ve maddi kazancın ön plana çıkması beraberinde manevi buhranları da getirdi. Toplumumuzda geniş ailelerin yerini artık çekirdek aileler aldı. Giderek daralan aile yapımız, aile bireylerinin de kabuğuna çekilip kendi alanlarını korumaya başlamasına sebep oldu. Bu durum bir gerçeği de karşımıza çıkardı: Yalnızlık. Uzmanlar, çalışma hayatının ağırlaşmasının insanların sürekli ilişkilerini ihmal etmesine neden olduğunu vurguluyor ve bu durumdan en çok çocukların etkilendiğini söylüyor. Memory Center Nöropsikiyatri Mer-kezi’nden Psikiyatri … Read entire article »

Filed under: Psikoloji

ÇOCUKTA SORUMLULUK

ÇOCUKTA SORUMLULUK DUYGUSUNU GELİŞTİRME Aileler genelde çocuklarını şikayet ettiklerinde; ders çalışmıyor, sorumluluk alamıyor, söylediklerimizin tersini yapıyor gibi ifadeleri kullanırlar. Sorumluluk duygusu eğitimle birlikte anne baba tutumuyla kazanılır. 13-4 yaşındaki bir çocuğun sorumluluklarını yerine getirebilmesi için 3 yaşında iken yaşına uygun sorumlulukları yapmaya alıştırılmış olması gerekir. Küçüklükten itibaren her istediği sorgulanmadan karşılanan, isteklerini erteleyemeyen, onun adına anne babası düşünen, kendi adına karar veremeyen, bağımsızlaşamamış, kendine güvenmeyen ve kendini yönetemeyen çocukların sorumluluk duygusunun gelişmesi pek mümkün değildir. 15 yaşındaki çocuk ödevlerini yapmadığı gibi devamsızlıktan sınıfta kalma sınırına gelmişti. Ailesi devamlı bilgisayarda oyun oynamasından ve vazifelerini yapmamasından şikâyetçiydi. Gencin küçüklükten beri kendi kararlarını kendisinin vermesine izin verilmediğini, neyi, ne şekilde yapması gerektiğini hep başkaları tarafından belirlendiğini, kendisine seçme ve tercihte bulunma hakkı tanınmadığını ve devamlı büyükleri tarafından uyarıldığını, kontrol edildiğini gördüm. Çocuk hiçbir zaman kendi hayatının … Read entire article »

Filed under: Psikoloji

FROSTİG GELİŞİMSEL GÖRSEL ALGI TESTİ ve GÖRSEL ALGI EĞİTİM PROGRAMI

Frostig Gelişimsel Görsel Algı Testi Görsel algı kavramı, görsel uyaranları tanıma, ayırt etme ve daha önceki deneyimlerle ilişkili olarak yorumlama yeteneğidir. Görsel algı sadece iyi görme yeteneği değildir. Bir görsel uyaranın yorumu göz ile değil beyinde olmaktadır. Görsel algılama hemen her davranışımızda bulunmaktadır. Görsel algılamadaki yetenekleri sayesinde çocuklar okumayı, yazmayı, aritmetik yapmayı ve okuldaki başarıları için gerekli olan tüm diğer becerileri öğrenmektedirler. Görsel algı gelişimini değerlendirmeye yönelik ve dünyada sıklıkla kullanılan testlerden biri Frostig Görsel Algı Testidir.Bu test Dr.Marianne Frostig tarafından 1963 yılında geliştirilmiş, görsel algılamayı saptamaya yönelik bir performans testidir. … Read entire article »

Filed under: Haberler, Psikoloji, Rehberlik

B vitamini Şart

HAFIZANIZI KORUMAK İÇİN DÜZENLİ B VİTAMİNİ ALIN İnsanlığın önünde çözüm bekleyen en önemli saplık sorunlarından biri olan alzheimer için çalışmalar tüm dünyada sürüyor. Bu çalışmaların bir de İngiltere’de yapılmış ve ilginç sonuçlar alınmış.  Ntvmsnbc kaynaklı babere göre araştırma, alzheimer gibi hastalıkların yüzde 50 oranında yavaşlatılmasının, hatta durdurulmasının B vitaminiyle mümkün olabileceğini savunuyor. Yaşlılılarda görülen  en önemli hastalıklardan birisi alzheimer hastalığı.  Alzheimer, demans (bunama) gibi sorunlarla başetmenin nedenli güç olduğu biliniyor. Bu nedenle İngiltere’de yapılan bu son araştırma, başta alzheimer olmak üzere yaşlılıkla gelen bunama için umut ışığı oldu. … Read entire article »

Filed under: Psikoloji, Sağlığımız

PANİK ATAĞI ve BOZUKLUĞU HAKKINDA

PANİK ATAĞI ve BOZUKLUĞU Panik (panic) İnglizce bir sözcük; ürkü, telaş, ani ve şiddetli korku anlamına geliyor. Bütün dünya dillerine, güzel Türkçemize de girmiş. Atak (attack) da saldırı, kriz demek. Her ikisi de isim; mesela Baba evi gibi. Böyle bir isim tamlamasına ‘baba ev’ diyemezsiniz. O halde doğrusu, çoğu zaman söylendiği gibi ‘panik atak’ değil, ‘panik atağı’. Ama maalesef doğrusu daha az kullanılıyor. Hadi cahillik demeyelim; bir tür dil tembelliği işte. Daha eskiye gidilirse, eski Yunanca Panicos’dan gelir panik sözcüğü. Hepimizin bildiği gibi, her tarafı kıllarla kaplı, keçi ayaklı, iki boynuzlu pagan tanrısıdır Pan. Korkunç görünümlü ve korkunç sesli. Eski Yunan / Roma mitolojisine göre, ormanda bir göründü mü, hele bir kükredi mi korkunç sesiyle, büyük-küçük, cesur korkak, tüm canlılar kaçacak delik ararmış. … Read entire article »

Filed under: Psikoloji, Rehberlik, Sağlığımız

SOSYAL FOBİ

SOSYAL FOBİ, OLMAK YA DA OLMAMAK Fobi’ler, mantıksız korkularımızdır. Öyleyse, sosyal fobi, toplumsal korkularımız ya da toplum korkusu anlamına gelir ve sanılandan daha yaygındır. Her yüz kişiden 3-13 kişinin ömrünün bir döneminde bu ruhsal rahatsızlıktan muzdarip olduğu bilinir. Hekimlikte yüzde 3-13 rakamı çok yüksektir, yüzde birler, yarımlar bile yüksek kabul edilir. Hastalığın iyisi –kötüsü olmaz, hepsi kötüdür. Ama bir de hastalağın derecesi, başka deyişle şiddeti vardır. Derecesi yükseldikçe verdiği acı, riskleri artar. Ruhsal bozukluklardaki başta gelen risk, kişinin işlevselliğini bozmasıdır. Kişinin yaşamını engellemeye başlaması. Kişinin görevlerini yapamaz oluşu, çalışamaması, ilişkilerini sürdürememesi. … Read entire article »

Filed under: Psikoloji, Rehberlik, Sağlığımız

ÇOCUKLARDA UYKU SORUNLARI

UYKU SORUNU OLAN ÇOCUKLAR Uzmanlara göre, 2-6 yaşlar arasındaki aşırı hareketli olan çocuklar uykuya dalma konusunda daha fazla direnç gösteriyor. İlk kaygılı rüyalar da bu direncin artmasına neden oluyor. Yatmaya direnen çocuk, korktuğunu söyleyerek, anne baba ile birlikte uyumak istiyor. Peki, aileler bu gibi durumlarda ne yapmalı? Bebek için iyi bir uyku hangi koşullara bağlıdır? Uyku bozukluklarının önemli bir kısmı ikinci yılda ortaya çıkar. Bebek bu yaşta kolay uyarılır bir durumdadır. Uykuya dalma sıklıkla zordur. Yaklaşık 12 saat süren gece uykusu ve üç-dört yaşına kadar sürecek gündüz uykuları vardır. Uyku sakindir, sessizlik, karanlık ve uygun koşullar ister. Bebekler ve çocuklar genellikle emme ve yemek yeme ile karnının doyması ya da anne babasıyla geçirdiği doyurucu bir ilişki sonrasında uykuya dalmakta, bazen de ağlama, inatlaşma gibi bir gerginlikten sonra uyumaktadır. Bu dönemde uykunun niteliği, bebeğin … Read entire article »

Filed under: Psikoloji, Sağlığımız