ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME
* ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME
Demokrasi olan ülkelerde, toplumu oluşturan katmanların tümü, evrensel insan hakları temelinde özgürlüklere sahip olurlar. İnsanların bu temel hak ve özgürlükleri kullanmaları için yasalar tarafından güvence altına alınmıştır. Buna rağmen özellikle kadın ve çocuklar bu hakları kullanmada yer yer sıkıntılarla karşılaşmaktadırlar. İnsan hakları ihlalleri içinde en önemli kesimi kadınlar ve çocuklar oluşturmaktadır. Bu ihlaleri azaltmak ve bitirmek için toplumsal bilincin üst seviyede olması gerekir. Kısaca hak ve özgürlüklerin takibini yapmak yine tüm yurttaşların görevidir. Çocuk Hakları:
I. GENEL OLARAK
Uluslararası hukukta, diğer bildiriler gibi, çocuk haklarına ilişkin, ister Milletler Cemiyeti (eski adıyla Cemiyet-i Akvam)’nin 29 Eylül 1924 tarihli Cenevre Çocuk Haklan Bildirisi, ister 20 Kasım 1959 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca kabul edilen Çocuk Hakları Bildirisi olsun, taraf devletlerin hükümetleri tarafından kabul ve imza edilmesine rağmen hukuksal yaptınmı olmayan bazı genel ilkelerin ilân edilmesinden başka büyük bir anlam taşımamaktadırlar. Buna karşın, devletlerin iç hukuk (örneğin, Anay. mad. 90 ve 31.5.1963 t. ve 244 Nrlı. Uluslararası Antlaşmanın Yapılması, Yürürlüğü, Yayını ile Bazı Antlaşmalann Yapılması için Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hk. K) kurallanna göre imza ve bilhassa bir kanunla da onaylandıktan sonra, taraf devletleri bağlayıcı niteliğe kavuştuğu ve dolayısıyla iç hukuk kurallannda, uluslararası andlaşma kurallan gereği yeni düzenlemeler veya değişiklikler yapma taahhüdleriyle taraf devletleri yükümlü kılar ve böylece uluslararası andlaşmalar da hukuksal yaptırma kavuşturulmuş olur.
Yazının Tamamı…
GENÇ İŞSİZLİĞİ ve GENÇLERİN İŞSİZLİK DENEYİMLERİ
EKONOMİK KRİZ, GENÇ İŞSİZLİĞİ ve GENÇLERİN İŞSİZLİK DENEYİMLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
Ekonomik kriz dönemlerinin en can sıkıcı sonucu kuşkusuz işsizlikteki artıştır. Hele de genç nüfusun işsizlik oranlarındaki hızlı artış, sorunun ne denli büyük olduğunu göstermektedir. Bu konuda yapılmış bir bilimsel araştırmayı sizlerle paylaşıyoruz. Türkiye, çalışma çağındaki genç nüfusun en fazla olduğu ülkelerden biridir. Son yıllarda eğitim seviyesindeki artışla birlikte, üniversite mezunu gençlerin sayısı da artmıştır. Türkiye, genç nüfusunu iyi değerlendirdiği takdirde, ekonomik kalkınma sürecinde de uzun dönemde başarıyı yakalayabilecektir. Bununla birlikte, Türkiye yüksek genç işsizliği oranları açısından dünya ülkeleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır.
Yazının Tamamı…
Ana Dilde Eğitim ile Yabancı Dilde Eğitimin Karşılaştırılması
Ana Dilde Eğitim ile Yabancı Dilde Eğitimin Karşılaştırılması
Bir eğitim ortamında, eğitimi veren kişi ile eğitim alan kişilerin ortak bir ana dile ve ortak bir ikinci dile sahip olduklarını düşünelim. Ayrıca, ortamdaki her bireyin ortak ikinci dile, bu dilin ana dilden daha sonra öğrenildiği gerçeğini göz ardı etmeden, mümkün olan en üst seviyede hakim olduğunu varsayalım. Bu tür bir ortamda, eğitimin ana dil ile yapılması durumu ile ikinci dil ile yapılması durumunu karşılaştıralım. Bireyler arasındaki iletişimin birinci durumda ikinci duruma göre daha etkin olacağı açıktır. Bazı dil bilimciler, ideal koşullar altında (yani, ikinci dilin mümkün olan en üst seviyede bilinmesi koşulunda) bile, eğitim ortamındaki iletişim etkinliğinde en az %10 kayıp olacağını bildirmektedirler. Bir eğitim ortamındaki temel amacın, eğitimci tarafından belirli bir konunun monoloğu andıran bir biçimde anlatılmasından ibaret olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır.
Yazının Tamamı…
ÖĞRETMENLERİN YABANCI DİL SORUNU ÇÖZÜLMELİDİR
ÖĞRETMENLERİN YABANCI DİL SORUNU ÇÖZÜLMELİDİR
Ülkemiz eğitim sorunları açısından en öncelikli çözüm gerekli alanıdır. Eğitim sorunlarının temelini de sanıldığı gibi öğrenci öğretmen ve okul odaklı merkezde aramak yeterli ve doğru değildir. Türkiye’deki eğitim sorunlarının bizati temelini YÖK oluşturmaktadır. Özerk olmayan, demokratik olmayan bir üniversite yapılandırmasının mezunlarının yaratıcı ve özgür fikirler üretmesini düşünmek saflık olur. Cümlemizin başında belirttiğimiz, sorunun temeli idaredir anlamı veren ifade o kadar doğrudur ki Milli eğitimin yönetimsel kademelerinde kimin hangi uzmanlık alanıyla hangi şubenin, dairenin vs başında olduğunu öğrenmek yeterli gibi.. Daire çizmesini bilmeyen daire başkanları ifadesi bile bu acı gerçeğin kendisidir.
Yazının Tamamı…
SOSYAL HAYATTA İŞLER YOLUNDA MI?
Engelli Bireylerin Sınırlılığı En Az Ortamda Sosyal Yaşam Hakkı
….. Üniversitesi öğretim görevlisi Doçent Dr …., hâyal kırıklığı altındaki yüzünü ekşiterek, … yuva’nın sahibesine aynen şöyle buyurdu:
“Ben, çocuğumu otistik bir çocuğun olduğu yuvaya veremem! Eğer o giderse, ben çocuğumun kaydını yaptırırım!” Yer: Ankara. Tarih: 2002
Tarih: 9 Aralık 1975. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’ne ek 3447 sayılı kararı ile “Sakat kişilerin Hakları Bildirgesi” yayımlanıyor. Bu bildiri engelli kişilerin toplumda gereken yerlerini alarak yaşamaları ve topluma üretken bireyler olarak katılmaları konusundaki haklarını ve toplumun engellilere karşı yükümlülüklerini belirliyor. Bildiri, en yalın anlamıyla; engellilerin, sosyal çevreden izole edilmesinin önüne geçilmesi, onun yaşadığı toplumun doğal parçası olması için gereken önlemlerin alınmasını ifade ediyor.
Yazının Tamamı…