Araştırma Ödevleri

Ergin İnan

Ergin İnan, Tablo

Ergin İnan(1943-…)
Çağdaş Türk resminde kendine özgü bir yeri olan Ergin İnan, 1971 den beri özellikle gravür tekniğindeki eserlerinde, soyut insan düşüncesini ve kavramını ele alan bir sanatçıdır. Mevlana’nın Mesnevi’sini okuduktan sonra tasavvufi bir yönelime gitmiş, yeni bir içsel derinlik kazanmıştır. Varlık, yaşam ve ölümün bütünselliği, vahdet-i vücut gibi konular, eserlerinin temel felsefeleri halini almıştır. Özgün baskı dalından boya resme uzanan yapıtlarında, fantastik gerçekçi bir üslup içinde çok yönlü ve görüntülü varlıkları anatomik, tinsel bağlamda ele alarak evrensel ve kültürel imgelere dönüştürmüştür. 1970’lerde insan figürünü, böcekleri kabuklular, sürüngenler, kelebekler, gözyaşı damlalarıyla birleştirmiş, minyatürleri anımsatan bir kompozisyon düzeni geliştirmiştir. Yazının Tamamı…

YORUM YAZAN İLK SİZ OLUN - Sizin DÜŞÜNCELERİNİZ?  

  Etiketler: , , , ,

Süleyman Saim Tekcan

Süleyman Saim Tekcan tablosu

Süleyman Saim Tekcan(1940-…)
1960 kuşağı içinde yer alan sanatçı özellikle özgün baskı tekniğinde yoğun çalışmalar yaparak, özgün baskı sanatının Türkiye’de tanınması için yoğun çaba harcar. İlk esin kaynakları geleneksel Türk sanatları özellikle de Osmanlı kaligrafisidir66. 1970-1971 yıllarında Almanya’da baskı grafiğiyle ilgili çalışmalarda bulunması onun tüm sanat yaşamını etkileyerek sanatına farklı bir boyut katar. 1975’lere dek çoğunlukla figüratif eserlerin yanı sıra soyut çalışmalar yapar. Daha sonraları özgün baskı çalışmalarından çok renkli kaligrafi çıkışlı eserlere yoğunlaşır. Soyut anlayıştaki eserlerinde, ilgi duyduğu Anadoludaki Hitit, Selçuklu ve Osmanlı uygarlıklarıyla ilgili motiflerini kullanırken; İslam kaligrafisiyle ilgili öğeleri baskılarında kullanır. Yazının Tamamı…

YORUM YAZAN İLK SİZ OLUN - Sizin DÜŞÜNCELERİNİZ?  

  Etiketler: , , , ,

Erol Akyavaş

Erol Akyavaş tablosu

Erol Akyavaş (1932)
Erol Akyavaş Paris’te Lhote ve Leger’in atölyelerinde eğitim aldığı gençlik yıllarındaki ilk çalışmalarında, geometrik soyutlamaya önem verir. Sanatçı 1951’de A.B.D.’ye gider ve 1959’dan itibaren de oraya yerleşerek çalışmalarını sürdürür. Burada önceleri, mekan ilişkilerinin açık seçik belirgin olduğu ve mimarlık eğitiminin ağır bastığı izlenimini veren resimler yapar. Giderek gerçeküstücü üslubu benimseyerek, mimari mekanlarda derinlik kavramının da vurgulandığı, tuval üzerine akrilik ve karışık teknikte simgesel anlatımlı yapıtlar oluşturur. Batıda eğitim almış ve yaşamış bir sanatçı olarak Erol Akyavaş, batının düşünce ve sanat geleneklerini, İslam tasavvufuna ait değerlerle bütünleştirme çabasında olur.
İslam sanatlarından minyatür, nakış ve kaligrafiye ilgi duyarak, buradan aldığı öğeleri çağdaş bir düşünce gücüyle biraraya getiren özgün yapıtlar verir. Erol Akyavaş’ın resminde İslam kaligrafisi ilk defa 1950’lerde karşımıza çıkar. Bu döneminde sanatçı Arap harflerini stilize ederek, soyutlamacı bir anlayışla, plastik niteliklerinden faydalanarak kullanır.

Yazının Tamamı…

YORUM YAZAN İLK SİZ OLUN - Sizin DÜŞÜNCELERİNİZ?  

  Etiketler: , , , , ,

Erdal Alantar

Erdal Alantar Tablo

Erdal Alantar(1932-…)
İstanbul doğumlu olan sanatçı, 1956 yılında İstanbul devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ni bitirmiştir. Daha sonra eğitimini Floransa da sürdürmüş olan sanatçı, 1959 yılından beri Paris’te yaşamaktadır. Sanatçı, 1960’lardan başlayarak soyut dışavurumculuktan etkilenmiştir. Eserlerini müzik eşliğinde yapmayı tercih eden Erdal Alantar; Wagner, Mozart, Beethoven eşliğinde büyük boyutlu ve aynı zamanda müziğin görsel yansımalarını taşıyan eserler vermiştir. İçgüdüsel fırça hareketleriyle geleneksel hat sanatımızın kıvrımlarını kaynak alan “Barok yuvarlıklar”, her biri kendi içinde değerlendirilen senfonik görünümler oluşturur. Yazının Tamamı…

YORUM YAZAN İLK SİZ OLUN - Sizin DÜŞÜNCELERİNİZ?  

  Etiketler: , , , ,

Yunus Emre Hakkında Kısa Yazı

yunus Emre hakkında

Yunus Emre Hakkında kısa bir yazı yazmak gerçekten zor. Yunus Emre yaşadığı döneme adını yazdırmakla kalmamış, günümüze kadar süren ve devam eden bir büyük şahsiyet ünvanı kazanmıştır. Bu nedenle Yunus Emre hakkında kısa yazmak mümkün değildir. İşlediği konularla Anadolu’da gelişen Türk edebiyatının en büyük adlarından biridir Yûnus Emre. 1240 yılında doğmuş, 80 yıllık bir dünya hayatından sonra 1320 yılında ölmüştür. Yunus Emre’nin yaşadığı yıllar; Anadolu Türklüğünün Moğol akın ve yağmalarıyla, iç kavga ve çekişmelerle, siyasî otorite zayıflığıyla, dahası kıtlık ve kuraklıklarla perişan olduğu yıllardır. Yunus Emre işte böyle bir ortamda, Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî, Hacı Bektaş-ı Velî, Ahî Evrân-ı Velî gibi ilim ve irfan kutuplarıyla birlikte, Allah sevgisini, aşk ve güzel ahlakla ilgili düşüncelerini, her türlü batıl inanca karşı, gerçek bir tasavvuf anlayışı ile işlemiştir. Yazının Tamamı…

YORUM YAZAN İLK SİZ OLUN - Sizin DÜŞÜNCELERİNİZ?  

  Etiketler: , , , , , , , , , ,

Adnan Çoker

adanan_coker_tablo

Adnan Çoker(1927-…)
Adnan Çoker, Akademi’de Bedri Rahmi Atölyesi’nden mezun olmuştur. Baba tarafından dedesi hattat olan sanatçı 1951 yılından itibaren kaligrafi ile ilgilenmeye başlamış, 1955 yılına kadar geometrik soyut tarzda çalışarak, renkten çok biçime, ifadeden çok kurguya dayanma ve gelenekle derin bağlantılar kurma arzusunu temel eğilim olarak yansıtmıştır. İslam kaligrafisinden çokça yararlandığı bu ilk döneminde, eski yazıdaki ritim ve biçim düzenlerinden etkilenmiş ve yerel kaynaklarla soyut sanatı bir sentezle buluşturmuştur. Sanatçı bu konuyla ilgili olarak şunları söylemektedir: “Sanıyorum ki soyut anlamda ilk ilgilerim, çocukluk yıllarımdan beri görmeye alıştığım kaligrafinin dilidir. Yazının Tamamı…

YORUM YAZAN İLK SİZ OLUN - Sizin DÜŞÜNCELERİNİZ?  

  Etiketler: , , , , , ,

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »

© 2010 Beyaz Eğitim