JEOLOJİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER
<<<Önce Burayı Okuyunuz!>>>
JEOLOJİ: Jeoloji, en temel anlamıyla yerbilimi anlamına gelir. Latince geos (yer) ve logos (bilim) sözcük dilimlerinden türemiştir. Yer dediğimiz şey üzerinde tüm canlıların yaşadığı, toprak ve kayaların, evlerin, ırmakların ve denizlerin olduğu evrenin böümüdür. Yer bilimi yani jeoloji ies yer kabuğunun yapısını, özelliklerini tarihsel süreçlerini, taşların (kayaçların) cinslerini, madenleri, barajları, suları, yer haraketlerini, fayları (yer kabuğundaki kırıkları) inceleyen çok geniş bir bilim dalıdır. Jeoloji diğer tüm pozitif bilimler gibi dinamiktir, geçmiş, şu an ve gelecek zamanını kapsayan sürekli değişen ve diğer bilimlerle bağıntılı olan bir bilimdir. Yerkabuğunu oluşturan birimlerin, bileşimini, yeryüzü ve yerkabuğunun oluşumundan bugüne kadar geçirdiği ve halen de geçirmekte olduğu fiziksel, kimyasal ve biyolojik evreleri araştırır. Jeoloji, doğada oluşmuş ve oluşmakta olan tüm olayları bilimsel açıdan ele alıp inceler.
Jeoloji tüm yerküresi ile değil, bu kürenin sadece katı halde bulunan ve direkt olarak insan araştırmasına uygun görünen dış kısmı ile ilgilenir. Diğer bir değişle, jeolojinin ilgi alanı, tanınabilen, doğrudan veya dolaylı insan gözlemine uygun alanlardır. Buna göre, özellikle ortalama kalınlığı 35 km. olan katı yerkabuğunun bilimidir. Kısacası Jeoloji, Yerkabuğunun bileşimini, yapısını, organik ve anorganik gelişimini, iç ve dış etkenlerle uğradığı değişiklikleri ve kapsadığı yeraltı servetlerini zaman ve ortam içinde dağılış sıra ve düzenini inceleyen bir bilim dalıdır.
Üzerinde yaşadığımız yerkabuğu oluşumundan günümüze değin, çeşitli iç ve dış etkenlerin etkisi altında bulunmaktadır. Bu etkenlerden bir kısmı (örneğin, depremler, volkanizma orojenez vb.) yerin kendi içinden kaynaklanır. Dış etkenler ise (örneğin, iklim, rüzgarlar, yağış, akarsular vb.) yerin tamamen dışından kaynaklanır. Tüm bu sayılan iç ve dış etkenler, yerkabuğunun yapısını sürekli olarak değiştirmeye zorlar. Iç ve dış etkenlerin faaliyetleri, bunların etkisi altında kabukta meydana gelen değişiklikler, genel jeolojinin ilgi alanında bulunur.
Jeoloji, hayvan ve bitkilerin ilk varoluşlarından günümüze değin geçirmiş oldukları evrimleri de tarihsel jeoloji (historik) ve paleontoloji içinde inceler. Bu yüzden jeolojinin zooloji ve botanik ile çok yakın ilişkileri vardır. Jeolojinin günümüz koşullarında modern düzeye erişmesinde hiç kuşkusuz pozitif bilimlerin olumlu katkıları olmuştur. Bu bilim dallarından fizik, kimya, biyoloji ve jeofizik büyük boyutlarda jeolojiye katkıda bulunmuştur. Bunun yanısıra, jeokimya ve coğrafya da jeoloji biliminin gelişmesine ışık tutmuştur.
Jeoloji, en genç bir bilim olmasına rağmen kısa zamanda büyük atılımlar yapmış ve ön plana geçmiştir. Bununla beraber jeolojinin ilk adımları kayaçlara ve maden minerallerine duyulan ilk insanların ilgileriyle atılmıştır. Özellikle fosiller ve mineraller, insanların ilgisini çok önceden beri çekmektedir. Uygarlık tarihinin devreleri, jeolojiden aldığı isimlerle doludur. Örneğin, yontma taş devri, cilalı taş devri, tunç devri, kömür devri petrol devri vb. gibi. Madencilik 17. Yüzyılın sonlarına doğru ciddiyetle ele alınmaya başlanmış, dolayısıyla jeoloji de evrim dönemine girmiştir. Bu nedenle insanlar, jeoloji içinde çeşitli konularla çok yakından ilgilenmiş ve sonunda jeoloji biliminin hızla gelişmesine neden olmuştur.
JEOLOJİNİN UĞRAŞ ALANLARI
Kendi içerisinde bir çok alt uzmanlık alanına ayrılan Jeoloji, araÅŸtırma yönü çok bilinen ve araÅŸtırma – gözlem -uygulama alanları yüksek olan bir bilimdir. Ülkemizde Jeoloji MühendisliÄŸi Bölümlerinde genel olarak 4 anabilim dalında bilgiler lisans eÄŸitimi düzeyinde öğretilmektedir. Bunlar:
GENEL JEOLOJİ: Stratigrafi, Yapısal jeoloji-Tektonik, Sedimantoloji, Paleontoloji (Tarihsel jeoloji)
MİNERALOJİ-PETROGRAFİ: Mineraloji, Petrografi,
MADEN YATAKLARI – JEOKİMYA: Maden yatakları, Jeokimya, Petrol jeolojisi
UYGULAMALI JEOLOJİ: Mühendislik jeolojisi, Hidrojeoloji, Matematiksel jeoloji
Bu dört anabilim dalı, inceledikleri ve ele aldıkları ana konular bakımından birbirlerinden ayrılırlar. Örneğin genel jeoloji, yeryüzünde görülen tüm iç ve dış olayları ve bunların etkisi altında gelişen değişiklikleri incelerken, Mineroloji-petrografi anabilim dalı ise, kayaç ve minerallerin yapısal ve dokusal özelliklerini araştırır. Maden yatakları- jeokimya anabilim dalı da adından anlaşılacağı gibi, yer kabuğundaki kayaç oluşumlarının ekonomik özelliklerini araştırır. Yerin jeolojik yapısıyla ilgili kurulması gerekli olan mühendislik yapıları (baraj vs) ile hidrojeolojik özellikleri konu edinen diğer alt bilim dalı ise Uygulamalı Jeoloji adını amaktadır.
Genel Jeoloji kapsamında alt bilim dalı olarak ele alınan Stratigrafi, yerkabuğunu oluşturan tabakaların (katmanların) birbiri ile olan ilgisini, yerkabuğunun oluşumunu ve gelişimini inceler. Stratigrafiyi, belirli bir evrim geçiren yer kabuğunun anorganik gelişimini inceleyen jeoloji dalı olarak tanımlamak mümkündür.
Sedimantoloji, tortul denen ve çeşitli fiziksel kimyasal süreçlerle kayaçların ayrışması, aşınması, parçalanması, taşınması, çökelmesi ve sonuçta taşlaşması ile ilgili konuları inceleyen bir bilim dalıdır.
YAPISAL JEOLOJİ – TEKTONİK
Yerkabuğunun yapısından ve bu yapıyı oluşturan çeşitli hareketlerden ve deformasyonlardan bahseder. Tekton (inşa eden, yapan) anlamına gelmektedir. Katmanların % 95 ‘inden fazlası su içinde oluşur. Katmanlar, suların dip kısımlarında ilk oluştukları zaman yatay bir durumdadır. Fakat yerkabuğuna etki eden çeşitli yatay ve düşey kuvvetler etkisiyle bu katmanlar (tabakalar), yataylılıklarını kaybederek çeşitli yönlere doğru eğim kazanır. sonuçta ya kıvrılır, yada kırılırlar. Kıvrılma olayı sonucu kayaçlarda kıvrımlı yapılar, kırılma sonucu ise kayaçlarda çatlak ve faylar oluşur. Tektonik, yapısal jeoloji olaylarını ve ortaya çıkan değişiklikleri inceler. Kayaçların üç boyut içinde ilişkilerini araştırır. Yerkabuğunun mimarisini ve oluşum biçimini ortaya koymaya çalışır.
PALEONTOLOJİ – TARİHSEL JEOLOJİ
Paleos (eski), ontos (canlı), logos (bilim) sözcüklerinden oluşan bir terimdir. Sözcük dilimlerinden de görüleceği üzere, paleontoloji çok eski devirlerde yaşamış canlıların yaşayış biçimlerini inceler. Diğer bir deyişle, eski canlı bilimi olan paleontoloji, katmanların yaşlarını ve duruş biçimlerini de ortaya koymaya yarar. Paleontoloji, yerkabuğunun organik gelişimini inceler. Bu incelemede ana kaynak, önceden yaşamış olan hayvan ve bitki fosilleridir. Hayvan fosillerine fauna, bitki fosillerine ise flora adı verilir. Paleontolojinin bir kolu olan Tarihsel Jeoloji (Historik jeoloji) ise, yerkabuğunun organik ve inorganik gelişimini jeolojik zamanlar içinde inceler. Bu incelemede, jeolojik devirler boyunca yerkabuğunun geçirmiş olduğu tüm jeolojik olaylar ve bu devrelerde yaşamış olan bitki ve hayvanların evrimlerini dinamik jeoloji kapsamında detaylı olarak araştırır.
MINERALOJI
Jeolojinin yerkabuğunu oluşturan tüm minerallerin fiziksel, kimyasal, kristalografik ve optik özelliğinden bahseder. Mineralis (mineral), logos (bilim) sözcük dilimlerinden türemiştir. Mineral bilimi anlamına gelir. Mineral, topraktan çıkarılan kıymetli madde anlamına da gelmektedir. Özel ve genel mineraloji adı altında isimlendirilen mineralojinin uğraşı alanları farklı olmakla birlikte temelde aynıdır.
PETROGRAFİ
Petrografi ve petroloji, çok sayıda ve çeşitli minerallerin bir araya gelmesinden oluşan kayaçları inceleyen bir bilim dalıdır. Petrografi; petros (taş), graphos (çizen, anlatan) sözcük dilimlerinden türemiştir. Kısacası, taşların oluşumunu anlatır. Petroloji ise; petros (taş), logos (bilim) sözcük dilimlerinden oluşur. Kayaçbilimi anlamında kullanılır. Petrokimya, kayaçların petrokimyasal özelliklerini detayına inceleyen bir bilim dalıdır. Kayaçların kimyasal ve modal analizleri göz önüne alınarak yapılan diyagramlarla kökensel yorumları yapılır. Mineraloji ile petrografi arasında çok yakın ilişkiler bulunur.
MÜHENDİSLİK JEOLOJİSİ
Bu bilim dalı arazi üzerine inşa edilecek olan çeşitli mühendislik yapıları ile bunların üzerine kurulduğu yerin jeolojik-jeoteknik özelliklerini araştırır. Baraj, tünel, karayolu, demiryolu, köprü, santral vb gibi büyük inşaat yapılarının üzerine inşa edileceği yer yapısının, kayaların ve zeminin uygunluğunu belirler. Diğer yandan mühendislik jeolojisi hidrojeoloji (yer altı suları jeolojisi), çevre jeolojisi, yerleşim alanları ve kent planlamasında önemli ve etkin görevler üstlenir. Ayrıca çeşitli kitle hareketleri, depremler, heyelanlar, toprak ve şev kayması, taşkınlar vb. ile ilgilenir ve bunların doğuracağı tehlikelere karşı çözümler üretir. Her hangi bir yerdeki zemin etüdleri, baraj, tünel, yol, köprü, toprak kayması, yeraltı suları araştırması konularında mühendislik jeolojisi ilk adımları atar. Mühendislik jeolojisi yerkabuğu üzerinde inşa edilen her türlü büyük ve küçük yatırım ve yapıya ilişkin işlerde aktif görev alır. Gerekli mühendislik jeolojisi çalışmaları yapılmadan inşa edilecek yapılarda önemli ve büyük sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Dünyada bir çok büyük yapılar, böyle eksiklikler sonucu olarak çökmüş ve milyarlarca liralık yatırım boş yere harcanmıştır. Mühendislik jeolojisi kendi içerisinde Baraj, tünel, temel, heyelan jeolojisi, Doğal malzeme jeolojisi, çevre, şehir bölge planlama ve kaya, zemin mekaniği gibi bir çok alt uzmanlık dallarına ayrılır.
MADEN YATAKLARI
Madenlerin, yerkabuğundaki tüm yeraltı ve yerüstü ekonomik zenginliklerin ve endüstriyel hammaddelerin aranıp bulunması ile ilgilenir. Insanoğlu ilk çağlardan günümüze değin, yeraltı-yerüstü birçok maden ve endüstriyel hammaddelerden yararlanagelmiştir. Hatta ilk insanlar taş ve madenlerden esinlenerek bazı dönemlere isimler vermişlerdir. Örneğin taş devri, yontma taş devri, cilalı taş devri, tunç devri, petrol devri vb. Maden yatakları, günümüzde jeolojinin direk ilgi alanına giren her türlü zenginliklerin araştırılması ile ilgilenir. Zamanımızda bu bilim dalının ileri bir düzeye erişmesi sonucu kendi içerisinde birçok uzmanlık alanlarına ayrılmıştır.
PETROL JEOLOJİSİ
Petrol ve sıvı yakıtların araştırılması ve bulunması, bunların özelliklerinin ortaya çıkartılması üzerinde araştırmalar yapar.
JEOFİZİK
Yerkabuğunun fiziği adı da verilen bu bilim kolu bu gün bağımsız bir alan içinde işlevini sürdürmektedir. Jeofizik, yerküresinin genel yapısına etki eden kuvvetlerle ilgilenir. Özellikle yerküresinin görünmeyen bölümlerini fizik yöntemlerle inceler. Bu yöntemlerden bazıları, elektrik, magnetik, sismik ve gravite ’dir. Amacı, jeoloji çalışmalarına üçüncü boyut kazandırmaktır.
JEOKİMYA
Jeolojik yapıları ve oluşumları, kimyasal yöntemlerle inceleyen jeolojinin bir dalıdır. Yerkabuğundaki çeşitli elementlerin bulunuş biçim ve özelliklerini, bunların dağılım oranlarını, bileşiklerini ve derişme biçimlerini inceler. Jeokimya ve Jeofizik modern arama yöntemleri içinde jeolojiye yardımcı olurlar. Aynı zamanda yerküresinin oluşumu ve oluşum modelleri üzerinde yapılan incelemelere büyük katkı sağlar.
10 Ocak, 2010
Etiketler: jeoloji bölümünü tanıyalım, jeoloji hakkında genel bilgiler, Jeoloji hakkında yazı, Jeoloji ile ilgili ödev, jeoloji mühendisliği hakkında, jeolojinin diğer bilimlerle ilişkisi Kategori: : Araştırma Ödevleri


Mesaj, Yorum veya Sorularınızı Çekinmeden Yazabilirsiniz!