DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI VE DEPRESYON
DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI
Duygudurum bozuklukları başlığı Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından kullanılan bir başlıktır. Önceki yıllarda “Duygulanım(Affektif) Bozuklukları” başlığı ile tanımlanmaktaydı. Ancak “duygulanım” ve “duygudurum” sözcüklerinin tanımları değiştikten sonra bu bozukluk grubu duygudurum bozuklukları başlığı olarak nitelendirilmektedir. Bu nedenle öncelikle duygudurum ve duygulanımın tanımlamalarının yapılması yerinde olur.
Duygulanım (affekt): Bireyin olaylara, anılara, düşüncelere neşe, öfke, üzüntü, keder gibi duygusal tepkimelerle katılabilme yetisidir. Duyguların gözlenebilen, olay sırasındaki, kısa süreli duygusal dışavurumudur. Yüz görünümü, mimikler ve sözel olarak dışavurulur.
Duygudurum (mood): Bireyin bir süre belli bir duygulanım içinde bulunuşudur. Kişinin iç duygusal durumudur. Başkalarınca gözlenebilir, kendi tarafından anlatılabilir, yaygın ve kalıcı bir durumdur. Kişini dünyayı algıladığı renkler olarak da tanımlanabilir.
KRONİK YORGUNLUK SENDROMU
KRONİK YORGUNLUK SENDROMU
Bir çok insan yaşamının değişik dönemlerinde yorgunluktan, çabuk yorulduğunda şikayetçi olur. Yorgunluk karmaşık bir takım süreçlerin ürünü olabilir. Olağan dikkate alınmayacak ölçekteki yorgunluklar dışında Kronik Yorgunluk Sendromu adı verilen kavram daha ciddi bir süreç ve faktörlerin göz önünde bulundurulması gerektiren bir problemi işaret eder. Kronik yorgunluk sendromu nöropsikiyatrik, nöroendokrin, immünolojik, semptomlarla kendini gösteren, multisistemik tutulumlu, 6 aydan uzun süren, sakatlayıcı ve ağır bitkinlik ile karakterize, santral sinir sistemi işlev bozukluğudur.Yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, atralji, ateş, miyalji, baş ağrısı, uyku bozuklukları ve psikiyatrik yakınmalarla kendini gösteren bu hastalık, çok uzun bir süre Febricula, Nevrasteni, Da Costa sendromu, Royal Free hastalığı, Epidemik Nöromiyasteni, İzlanda Hastalığı, 20.Yüzyıl hastaliği, Fibromiyalji gibi isimlerle tanımlanmıştır (1).Centers for Disease Control (CDC) tarafından 1987 yılında tanı kriterleri ile Kronik Yorgunluk Sendromu (KYS) adını almıştır.
Yazının Tamamı…
ÇOCUKLARDA ÖZGÜVEN GELİŞTİRME
ÇOCUĞUNUZA KENDİNE GÜVENSİN VE SORUMLULUK DUYGUSU KAZANSIN
Bireylerde güven duygusunun gelişimini sağlayan bir çok etken vardır. Çocukluk döneminin ilk yıllarında ana-baba tutumlarının özbenlik algısı açısından çok önemli olduğu bilinmektedir. Anne-babadan biri ya da her ikisi, korumacı,aşırı eleştirel bakış açılı ve yüksek beklentili olduğu durumlarda çocukların kendilerini değerli, üretken ve başarılı bulmasını beklemek doğru olmayacaktır. Aşırı korumacı ve bağımsızlığı engelleyici kısacası olumsuz aile davranışı diyebileceğimiz yaklaşımlara sahip anne baba nedeniyle, çocuklar kendilerinin yeteneksiz, yetersiz ve değersiz olarak hissedeceklerdir. Halbuki anne-baba, çocuklarının girişimlerini desteklemeli, gelişimlerini alkışlayıp, hata yaptıkları zamanlarda doğrusunu bulmalarına yardımcı olmaları gereklidir. Çocuklarını herşeyden önce sevmeye ve kabul etmeye devam ederlerse çocuklar da kendilerini kabul etmeyi, sevmeyi ve güvenmeyi öğrenebilirler. Kendine güven eksikliği, mutlaka yetenekten yoksun olunduğu anlamına gelmez. Bu eksiklik, diğer insanların, özellikle ana-babanın, çevre ve toplumun gerçek dışı beklenti ile ölçütlerine fazla yoğunlaşmanın bir sonucudur. Bu noktada kendine güvensizliğin hiç bir şekilde değişmeyeceğini düşünmek de son derece yanlış olur.
Yazının Tamamı…