ALZHEIMER HASTALIĞI’NIN TEDAVİSİNDE GELİŞTİRİLEN BİLEŞİKLER
Günümüzde insan sağlığında ulaşılan nokta, sadece hastaları bireysel anlamda iyileştirmek değil, aynı zamanda toplumu etkileyen kitlesel sağlık sorunlarına çok yönlü çözümler üretmek ve bunlarla mücadelede daha bilinçli toplumlar yetiştirmektir. İnsanoğlunun en önemli hedeflerinden biri, yaşamı uzatmak ve yaşam kalitesini arttırmaktır.
İnsan yaşamı uzadıkça, yaşlılığa ait sorunlar önem kazanmakta ve bu durum toplumları hem sosyal, hem de ekonomik yönden olumsuz etkilemektedir. Ortalama yaşam süresinin uzaması sağlık açısından olumlu bir gösterge niteliğinde olmasına rağmen; kronik hastalıkların ve demansın (halk arasındaki adı ile bunama) çeşitli biçimlerde ortaya çıkmasına da neden olmaktadır. Demans, günlük yaşam işlevlerinin sürdürülmesini engelleyen ilerleyici bir beyin hastalığı olup, bellek kaybı, günlük yaşamın gereksinimlerini yerine getirmede zorlanma; algılamada, toplumsal davranışların düzenlenmesinde ve duygusal tepkilerin kontrolünde bozulma gibi sık karşılaşılan belirtilerle tanımlanmaktadır.
Yazının Tamamı…
DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI VE DEPRESYON
DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI
Duygudurum bozuklukları başlığı Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından kullanılan bir başlıktır. Önceki yıllarda “Duygulanım(Affektif) Bozuklukları” başlığı ile tanımlanmaktaydı. Ancak “duygulanım” ve “duygudurum” sözcüklerinin tanımları değiştikten sonra bu bozukluk grubu duygudurum bozuklukları başlığı olarak nitelendirilmektedir. Bu nedenle öncelikle duygudurum ve duygulanımın tanımlamalarının yapılması yerinde olur.
Duygulanım (affekt): Bireyin olaylara, anılara, düşüncelere neşe, öfke, üzüntü, keder gibi duygusal tepkimelerle katılabilme yetisidir. Duyguların gözlenebilen, olay sırasındaki, kısa süreli duygusal dışavurumudur. Yüz görünümü, mimikler ve sözel olarak dışavurulur.
Duygudurum (mood): Bireyin bir süre belli bir duygulanım içinde bulunuşudur. Kişinin iç duygusal durumudur. Başkalarınca gözlenebilir, kendi tarafından anlatılabilir, yaygın ve kalıcı bir durumdur. Kişini dünyayı algıladığı renkler olarak da tanımlanabilir.
HAFIZA HAKKINDA YAZI
İnsan belleği:.
Tanım olarak bellek, yaşanmış ve yaşanmakta olan yani öğrenilen konuları, tüm bunların geçmile ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama yetisidir
Bellek, yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücüdür.
Hafıza (bellek)
Psikolojide hafıza, bir organizmanın bilgiyi depolama, saklama ve sonrasında geri çağırma yeteneği olarak tanımlanmıştır. Hafızayla ilgili ilk çalışmalar felsefe alanında yapılmış olup daha çok hafıza geliştirme teknikleri üzerinde yoğunlaşmıştır. 19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında hafıza konusu daha çok algılama psikolojisinin (cognitive psychology) paradigması içerisinde ele alınmıştı. Son yıllarda ise algılama psikolojisi ile nörolojik bilimler ile bağlantılı bir bilim dalı olan algısal-nörolojik bilimlerin başlıca dallarından biri haline gelmiştir.
Yazının Tamamı…