TÜM OTORİTEYİ ÇOCUKLARA BIRAKMAYIN
Prens ve prensesler büyüyünce narsist oluyor!

Bazı anne-babalar, günlük yeme-içme, giyim-kuşamdan öte eve alınacak mobilyanın renginden arabanın markasına kadar küçük çocuklarına soruyor. Ebeveynler, çocuklarına prens ve prenses muamelesi yapıyor ve onların onayını almanın ‘iyi bir anne-baba rolü’ olduğuna inanıyor. Halbuki bu tavırlar çocuğa öz saygı kazandırmadığı gibi geleceğin kibirli, sorumsuz, öfkeli, kıskanç kişilerini yetiştirmekten öte geçmiyor.
Yazının Tamamı…
YAŞLILIKTA BİLİŞSEL YIKIM VE ÖNLENMESİ
Son 25-30 yıl içinde mikrobik hastalıklarla yapılan mücadele, beslenme koşullarının daha iyiye gitmesi , genel hijyenik koşulların düzelmesi ve doğurganlık oranındaki azalma nüfus yapısında önemli değişikliklere neden olmuştur.Gelişmiş ülkelerde 65 yaş ve üzeri nüfus 146 milyon civarındadır. Bu yaş gurubunun 2020 de 232 milyon, 2030 da ise 1.4 milyara ulaşması beklenmektedir.Devlet planlama teşkilatı (DPT) tarafından ülkemizde 2005 yılında 6 milyon 147 bin olan 60 yaş ve üzerindekilerin sayısı, 2015 de 8 milyon 442 bin, 2025 de ise 12 milyon 55 bin olarak hesaplanmıştır. Türkiye’de ortalama ömür 2004 yılı itibarıyla 70.8 yıldır. Dünya üzerinde yaşlıların bu artışına paralel olarak yaşlılar arasında organik beyin hastalıklarının (başta demans olmak üzere) ve depresyon semptomlarının görülme olasılığı artmıştır. Yaşlılık psikiyatrisi 65 yaş (ülkemiz için 60 yaş) üzerinde olanların başta kognitif ve afektif hastalık olmak üzere ruhsal bozukluklarının tanı ve tedavisi ile uğraşmaktadır .
Yazının Tamamı…
Ejakülatuar Fonksiyon Bozuklukları
Ejakulasyo prekoksun medikal tedavisi
Ejakülatuar fonksiyon bozuklukları erkek seksüel bozuklukları içinde en sık görülen bozukluktur. Ejakülatuar fonksiyon bozuklukları: prematür ejakülasyon, geç ejakülasyon, anejakülasyon ve retrograd ejakülasyonu kapsar. Ejakülatuar fonksiyon bozuklukları içinde ise en sık prematür ejakülasyon (PE) görülmektedir. Prematür ejakülasyon için ejakulasyo prekoks, hızlı ejakülasyon, erken ejakülasyon gibi terimler de kullanılmıştır. Medikal literatüre ilk girişi 1887 yılında Gross’un olgu sunumu ile gerçekleşmiştir 1. Kinsley ve ark.’ları 2 erken boşalmanın bir seksüel disfonksiyon olmadığını ve erkeklerin % 75’inde iki dakikadan önce ejakülasyonun olduğunu bildirmişlerdir. Modern kontraseptiflerin kullanıma girmesi, 1960’lı yıllarda seksüel tarz değişikliği, feminist hareketlerin başlaması ve kadın orgazmının keşfi ile birlikte PE bir seksüel disfonksiyon olarak kabul edilmeye başlanmıştır.
Yazının Tamamı…
DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI VE DEPRESYON
DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI
Duygudurum bozuklukları başlığı Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından kullanılan bir başlıktır. Önceki yıllarda “Duygulanım(Affektif) Bozuklukları” başlığı ile tanımlanmaktaydı. Ancak “duygulanım” ve “duygudurum” sözcüklerinin tanımları değiştikten sonra bu bozukluk grubu duygudurum bozuklukları başlığı olarak nitelendirilmektedir. Bu nedenle öncelikle duygudurum ve duygulanımın tanımlamalarının yapılması yerinde olur.
Duygulanım (affekt): Bireyin olaylara, anılara, düşüncelere neşe, öfke, üzüntü, keder gibi duygusal tepkimelerle katılabilme yetisidir. Duyguların gözlenebilen, olay sırasındaki, kısa süreli duygusal dışavurumudur. Yüz görünümü, mimikler ve sözel olarak dışavurulur.
Duygudurum (mood): Bireyin bir süre belli bir duygulanım içinde bulunuşudur. Kişinin iç duygusal durumudur. Başkalarınca gözlenebilir, kendi tarafından anlatılabilir, yaygın ve kalıcı bir durumdur. Kişini dünyayı algıladığı renkler olarak da tanımlanabilir.