Eğitimde Yeni Yönelimler Semineri
Milli Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca özel ihtisas komisyonlarında görevli uzmanlara ve yöneticilere yönelik olarak; eğitim alanında yaşanan gelişmelerin, yürütülen çalışmaları yansıtabilmesi bağlamında “eğitim bilim” kavramını merkeze alan Eğitimde Yeni Yönelimler semineri düzenlenmiştir.
Bu seminer ile sadece dünyada eğitim alanında yaşanan gelişmelerin paylaşımı değil, öğrencilerimizin öğrenmelerini kolaylaştıracak, öğretmenlerimizin uygulama ile ilgili sorunlarının çözümüne ışık tutacak olan bize özgü fikirler, düşünceler ve öneriler paylaşılmıştır.
Sosyal Öğrenme Kuramı
Sosyal Öğrenme Kuramı - Presentation Transcript
1.Sosyal Öğrenme Kuramı Bandura
2. Sosyal öğrenmede temel faktör, bireyin başkalarını gözlemleyerek öğrenmesidir. Birlikte öğrenme ortamında öğrenen ile öğretenlerin etkileşim içinde olması, öğrenene; gözleme, taklit etme ve zihinsel fonksiyonlar geliştirmede gerçek fırsatın sağlanması gereklidir. Öğrenmemin etkililiği, öğrenenin modelden gözlemlediği davranışı taklit edebilme kabiliyetine bağlıdır. Gözlemlenen davranışın sonunda modelin almış olduğu olumlu pekiştireç veya ceza gözlemleyenin o davranışı taklit edip etmeme kararını etkiler. GÖZLEM YOLUYLA ÖĞRENME
3. Araştırma sonuçları, davranışı pekiştirilen modeli izleyen bireylerin modelin davranışını daha sıklıkla ve kısa sürede taklit ettiklerini göstermektedir. Dolaylı Pekiştirme
4. Modelin yapmış olduğu davranış sonunda almış olduğu cezanın gözlemlenmesi, gözleyenin o davranışı yapma eğilimini azaltır veya ortadan kaldırır. Yalnız davranış korkudan dolayı yapılmıyorsa korkunun azaldığı veya ortadan kalktığı durumlarda istenmeyen davranışı yapma eğilimi gösterilmektedir. Dolaylı Ceza
5. Gözlenen ürünler, bireyi sadece bilgilendirmez, aynı zamanda onu elde etmeye de güdüler. Ancak gözlenen davranış, değer verilen bir ürünle sonuçlanırsa, gözleyen kişi o davranışı yapmak için istek duyar. Ayrıca, gözlemci o davranışı yapabileceğine inanmalıdır. Başkalarının başarılarını yada başarısızlıklarını gözlemek, belli bir davranışı yapmak için bireyin kendi yeteneğini değerlendirmesine yardım eder. Dolaylı Güdüleme
6. Bir çok duygu gözlem yoluyla kazanılır. Bir çok insan doğrudan kendileri zarar görmedikleri halde, fareden, kediden, yılandan hatta sınavdan korkarlar. Bu korkuların nedeni ise söz konusu korkulara sahip modellerin gözlenmesidir. Modeller, sesleri, mimikleri, bağırmaları, ağlamaları söyledikleri sözler yoluyla gözleyen kişiye bir çok mesaj verir ve sonuçta modeli gözleyen kişi dolaylı yaşantı kazanarak aynı korkulara sahip olabilir. Dolaylı Duygu
7. Gözlem yoluyla öğrenme kuramının en önemli öğesi modeldir. İnsanların bir davranışı öğrenebilmeleri için, o davranışın başkaları tarafından nasıl yapıldığını görmeleri gerekmektedir. Model ile gözlemleyenin karakter benzerlikleri veya özellikleri davranışın taklit edilme oranını artırır. O halde model ile gözlemleyen arasındaki etkileşimde bazı temel özellikler bulunmalıdır. Bunlar: Yaş-Cinsiyet-Karakter-Benzerlik-Statü Model Özellikleri
DİKKAT VE MOTİVASYON
ÖĞRENMEDE DİKKAT VE MOTİVASYONUN ÖNEMİ
Öğrenmeyi etkileyen faktörlerdenen önemli unsurlardan biri ‘dikkat’ tir. Öğrencinin dikkatinin öğretim konuları üzerine çekilmesi ve sürekliliğinin sağlanması yeterli değilse sorun yaratabilir. Motivasyon; bilinçli ve bilinçsiz olarak bir olayı daha canlı duruma getirmek için tümü ya da bir bir parçası üzerinde zihinsel gücün toplanması, Psiko-fizik enerjinin bir nokta üzerine toplanması, insan duyu organlarına gelen uyarıcıların bazı kısımlarını almaya ve işletmeye yönelmesi olarak tanımlanır( Fidan 1996:124). İnsan duyu organlarına gelen uyarıcıların bir bölümünün farkına varabilmektedir. Çünkü organizma çevredeki uyarıcı kaynaklardan duyu organlarına ulaşan uyarıcılardan bir kısmını alabilmekte ve dikkat edebilmektedir.
Öğrenci öğrenme ortamında duyum eşiği içerisinde olan pek çok uyaran içerisinde kendisine yakın bulduğu ihtiyaç ve beklentilerine uygun düşen uyaranları almaya hem istekli hem de kararlı davranır.
İlköğretim Öğrencilerinin Zorbalığa Maruz Kalması
İlköğretim Öğrencilerinin Zorbalığa Maruz Kalma Türünün ve Sıklığının Depresyon, Kaygı ve Benlik Saygısıyla İlişkisi
Bu çalışmanın amacı, a) ilköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin maruz kaldıkları zorbalık türleri, bunların görülme sıklığı, b) zorbalığın görülme türünde sosyo-ekonomik düzey, sınıf düzeyi ve cinsiyete bağlı farklılıkların olup olmadığı ve son olarak c) zorbalığa maruz kalıp kalmamanın benlik saygısı, depresyon, durumluk ve sürekli kaygı düzeylerinde nasıl bir farklılaşmaya neden olduğunu araştırmaktır. Araştırmaya 99 kız ve 107 erkek olmak üzere toplam 206 öğrenci katılmıştır (Yaş X=10.8, SS=.62). Analizler, öğrencilerin %40 oranında bedensel, sözel, duygusal ve cinsel zorbalığa maruz kaldıklarını, zorbalığın demografik değişkenlerden çok psikolojik değişkenlerle bağlantılı olduğunu göstermiştir. Bulgular zorbalığın eğitim ortamında gösterilmesi bağlamında tartışılmıştır.
Yazının Tamamı…