Articles Comments

Beyaz Eğitim » Entries tagged with "kaygı"

YAŞLILIKTA BİLİŞSEL YIKIM VE ÖNLENMESİ

Son 25-30 yıl içinde mikrobik hastalıklarla yapılan mücadele, beslenme koşullarının daha iyiye gitmesi , genel hijyenik koşulların düzelmesi ve doğurganlık oranındaki azalma nüfus yapısında önemli değişikliklere neden olmuştur.Gelişmiş ülkelerde 65 yaş ve üzeri nüfus 146 milyon civarındadır. Bu yaş gurubunun 2020 de 232 milyon, 2030 da ise 1.4 milyara ulaşması beklenmektedir.Devlet planlama teşkilatı (DPT) tarafından ülkemizde 2005 yılında 6 milyon 147 bin olan 60 yaş ve üzerindekilerin sayısı, 2015 de 8 milyon 442 bin, 2025 de ise 12 milyon 55 bin olarak hesaplanmıştır. Türkiye’de ortalama ömür 2004 yılı itibarıyla 70.8 yıldır. Dünya üzerinde yaşlıların bu artışına paralel olarak yaşlılar arasında organik beyin hastalıklarının (başta demans olmak üzere) ve depresyon semptomlarının görülme olasılığı artmıştır. Yaşlılık psikiyatrisi 65 yaş (ülkemiz için 60 yaş) üzerinde olanların başta kognitif ve afektif hastalık olmak üzere … Read entire article »

Filed under: Araştırma Ödevleri, Rehberlik, Sağlığımız

ÇOCUKLARDA UYKU SORUNLARI

UYKU SORUNU OLAN ÇOCUKLAR Uzmanlara göre, 2-6 yaşlar arasındaki aşırı hareketli olan çocuklar uykuya dalma konusunda daha fazla direnç gösteriyor. İlk kaygılı rüyalar da bu direncin artmasına neden oluyor. Yatmaya direnen çocuk, korktuğunu söyleyerek, anne baba ile birlikte uyumak istiyor. Peki, aileler bu gibi durumlarda ne yapmalı? Bebek için iyi bir uyku hangi koşullara bağlıdır? Uyku bozukluklarının önemli bir kısmı ikinci yılda ortaya çıkar. Bebek bu yaşta kolay uyarılır bir durumdadır. Uykuya dalma sıklıkla zordur. Yaklaşık 12 saat süren gece uykusu ve üç-dört yaşına kadar sürecek gündüz uykuları vardır. Uyku sakindir, sessizlik, karanlık ve uygun koşullar ister. Bebekler ve çocuklar genellikle emme ve yemek yeme ile karnının doyması ya da anne babasıyla geçirdiği doyurucu bir ilişki sonrasında uykuya dalmakta, bazen de ağlama, inatlaşma gibi bir gerginlikten sonra uyumaktadır. Bu dönemde uykunun niteliği, bebeğin … Read entire article »

Filed under: Psikoloji, Sağlığımız

DİKKAT VE MOTİVASYON

ÖĞRENMEDE DİKKAT VE MOTİVASYONUN ÖNEMİ Öğrenmeyi etkileyen faktörlerdenen önemli unsurlardan biri ‘dikkat’ tir.  Öğrencinin dikkatinin öğretim konuları üzerine çekilmesi ve sürekliliğinin sağlanması yeterli değilse sorun yaratabilir. Motivasyon; bilinçli ve bilinçsiz olarak bir olayı daha canlı duruma getirmek için tümü ya da bir bir parçası üzerinde zihinsel gücün toplanması, Psiko-fizik enerjinin bir nokta üzerine toplanması, insan duyu organlarına gelen uyarıcıların bazı kısımlarını almaya ve işletmeye yönelmesi olarak tanımlanır( Fidan 1996:124).  İnsan duyu organlarına gelen uyarıcıların bir bölümünün farkına varabilmektedir. Çünkü organizma çevredeki uyarıcı kaynaklardan duyu organlarına ulaşan uyarıcılardan bir kısmını alabilmekte ve dikkat edebilmektedir. Öğrenci öğrenme ortamında duyum eşiği içerisinde olan pek çok uyaran içerisinde kendisine yakın bulduğu ihtiyaç ve beklentilerine uygun düşen uyaranları almaya hem istekli hem de kararlı davranır. … Read entire article »

Filed under: Genel Bilgiler

DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI VE DEPRESYON

DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI Duygudurum bozuklukları başlığı Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından kullanılan bir başlıktır. Önceki yıllarda “Duygulanım(Affektif) Bozuklukları” başlığı ile tanımlanmaktaydı. Ancak “duygulanım” ve “duygudurum” sözcüklerinin tanımları değiştikten sonra bu bozukluk grubu duygudurum bozuklukları başlığı olarak nitelendirilmektedir. Bu nedenle öncelikle duygudurum ve duygulanımın tanımlamalarının yapılması yerinde olur. Duygulanım (affekt): Bireyin olaylara, anılara, düşüncelere neşe, öfke, üzüntü, keder gibi duygusal tepkimelerle katılabilme yetisidir. Duyguların gözlenebilen, olay sırasındaki, kısa süreli duygusal dışavurumudur. Yüz görünümü, mimikler ve sözel olarak dışavurulur. Duygudurum (mood): Bireyin bir süre belli bir duygulanım içinde bulunuşudur. Kişinin iç duygusal durumudur. Başkalarınca gözlenebilir, kendi tarafından anlatılabilir, yaygın ve kalıcı bir durumdur. Kişini dünyayı algıladığı renkler olarak da tanımlanabilir. … Read entire article »

Filed under: Psikoloji, Sağlığımız

İlköğretim Öğrencilerinin Zorbalığa Maruz Kalması

İlköğretim Öğrencilerinin Zorbalığa Maruz Kalma Türünün ve Sıklığının Depresyon, Kaygı ve Benlik Saygısıyla İlişkisi Bu çalışmanın amacı, a) ilköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin maruz kaldıkları zorbalık türleri, bunların görülme sıklığı, b) zorbalığın görülme türünde sosyo-ekonomik düzey, sınıf düzeyi ve cinsiyete bağlı farklılıkların olup olmadığı ve son olarak c) zorbalığa maruz kalıp kalmamanın benlik saygısı, depresyon, durumluk ve sürekli kaygı düzeylerinde nasıl bir farklılaşmaya neden olduğunu araştırmaktır. Araştırmaya 99 kız ve 107 erkek olmak üzere toplam 206 öğrenci katılmıştır (Yaş X=10.8, SS=.62). Analizler, öğrencilerin %40 oranında bedensel, sözel, duygusal ve cinsel zorbalığa maruz kaldıklarını, zorbalığın demografik değişkenlerden çok psikolojik değişkenlerle bağlantılı olduğunu göstermiştir. Bulgular zorbalığın eğitim ortamında gösterilmesi bağlamında tartışılmıştır. … Read entire article »

Filed under: Tez Özetleri