Posts Tagged ‘depresyon’

ALZHEIMER HASTALIĞI’NIN TEDAVİSİNDE GELİŞTİRİLEN BİLEŞİKLER

Günümüzde insan sağlığında ulaşılan nokta, sadece hastaları bireysel anlamda iyileştirmek değil, aynı zamanda toplumu etkileyen kitlesel sağlık sorunlarına çok yönlü çözümler üretmek ve bunlarla mücadelede daha bilinçli toplumlar yetiştirmektir. İnsanoğlunun en önemli hedeflerinden biri, yaşamı uzatmak ve yaşam kalitesini arttırmaktır.
İnsan yaşamı uzadıkça, yaşlılığa ait sorunlar önem kazanmakta ve bu durum toplumları hem sosyal, hem de ekonomik yönden olumsuz etkilemektedir. Ortalama yaşam süresinin uzaması sağlık açısından olumlu bir gösterge niteliğinde olmasına rağmen; kronik hastalıkların ve demansın (halk arasındaki adı ile bunama) çeşitli biçimlerde ortaya çıkmasına da neden olmaktadır. Demans, günlük yaşam işlevlerinin sürdürülmesini engelleyen ilerleyici bir beyin hastalığı olup, bellek kaybı, günlük yaşamın gereksinimlerini yerine getirmede zorlanma; algılamada, toplumsal davranışların düzenlenmesinde ve duygusal tepkilerin kontrolünde bozulma gibi sık karşılaşılan belirtilerle tanımlanmaktadır.
Yazının Tamamı…

YORUM YAZAN İLK SİZ OLUN - Sizin DÜŞÜNCELERİNİZ?  

  Etiketler: , , , , , , , , , , ,

YAŞLILIKTA BİLİŞSEL YIKIM VE ÖNLENMESİ

Son 25-30 yıl içinde mikrobik hastalıklarla yapılan mücadele, beslenme koşullarının daha iyiye gitmesi , genel hijyenik koşulların düzelmesi ve doğurganlık oranındaki azalma nüfus yapısında önemli değişikliklere neden olmuştur.Gelişmiş ülkelerde 65 yaş ve üzeri nüfus 146 milyon civarındadır. Bu yaş gurubunun 2020 de 232 milyon, 2030 da ise 1.4 milyara ulaşması beklenmektedir.Devlet planlama teşkilatı (DPT) tarafından ülkemizde 2005 yılında 6 milyon 147 bin olan 60 yaş ve üzerindekilerin sayısı, 2015 de 8 milyon 442 bin, 2025 de ise 12 milyon 55 bin olarak hesaplanmıştır. Türkiye’de ortalama ömür 2004 yılı itibarıyla 70.8 yıldır. Dünya üzerinde yaşlıların bu artışına paralel olarak yaşlılar arasında organik beyin hastalıklarının (başta demans olmak üzere) ve depresyon semptomlarının görülme olasılığı artmıştır. Yaşlılık psikiyatrisi 65 yaş (ülkemiz için 60 yaş) üzerinde olanların başta kognitif ve afektif hastalık olmak üzere ruhsal bozukluklarının tanı ve tedavisi ile uğraşmaktadır .
Yazının Tamamı…

YORUM YAZAN İLK SİZ OLUN - Sizin DÜŞÜNCELERİNİZ?  

  Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Alzheimer Hastalığının öncesi

Alzheimer hastalığının öncesi: Hafif Kognitif Bozukluk
Alzheimer hastalığı gibi nörodejeneratif hastalıklar sinsi başlar ve yıllar içinde progresif olarak gelişir. Hasta yakınları geriye baktıklarında, hastadaki unutkanlık gibi erken devredeki hafif semptomların hastalığın ilk habercisi olduğunu fark ederler. Bununla birlikte hafif bellek bozukluğu olan yaşlı bir kişideki bu durum:
a. Yaşa bağlı normal sınırlarda bir değişiklik midir?
b. Gelişmekte olan demansın öncü bir belirtisi midir? ayrımını yapmak zordur.
Demans yaşlılığın en çok fiziksel ve ruhsal yıkıma neden olan hastalığıdır. En sık demans nedeni Alzheimer hastalığıdır. Alzheimer hastalığı yaşlılarda sıktır ve unutkanlık yaşlılıkla birlikte artar. Normal yaşlanma ile ortaya çıkan unutkanlık gibi hafif kognitif problemler her zaman ileride Alzheimer hastalığı çıkacağına işaret etmez. Diğer yandan hafif bozuklukları olan birçok kişi Alzheimer hastalığının erken evrelerinde olabilir.
Yazının Tamamı…

YORUM YAZAN İLK SİZ OLUN - Sizin DÜŞÜNCELERİNİZ?  

  Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI VE DEPRESYON

DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI
Duygudurum bozuklukları başlığı Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından kullanılan bir başlıktır. Önceki yıllarda “Duygulanım(Affektif) Bozuklukları” başlığı ile tanımlanmaktaydı. Ancak “duygulanım” ve “duygudurum” sözcüklerinin tanımları değiştikten sonra bu bozukluk grubu duygudurum bozuklukları başlığı olarak nitelendirilmektedir. Bu nedenle öncelikle duygudurum ve duygulanımın tanımlamalarının yapılması yerinde olur.
Duygulanım (affekt): Bireyin olaylara, anılara, düşüncelere neşe, öfke, üzüntü, keder gibi duygusal tepkimelerle katılabilme yetisidir. Duyguların gözlenebilen, olay sırasındaki, kısa süreli duygusal dışavurumudur. Yüz görünümü, mimikler ve sözel olarak dışavurulur.
Duygudurum (mood): Bireyin bir süre belli bir duygulanım içinde bulunuşudur. Kişinin iç duygusal durumudur. Başkalarınca gözlenebilir, kendi tarafından anlatılabilir, yaygın ve kalıcı bir durumdur. Kişini dünyayı algıladığı renkler olarak da tanımlanabilir.

Yazının Tamamı…

YORUM YAZAN İLK SİZ OLUN - Sizin DÜŞÜNCELERİNİZ?  

  Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

KRONİK YORGUNLUK SENDROMU

KRONİK YORGUNLUK SENDROMU
Bir çok insan yaşamının değişik dönemlerinde yorgunluktan, çabuk yorulduğunda şikayetçi olur. Yorgunluk karmaşık bir takım süreçlerin ürünü olabilir. Olağan  dikkate alınmayacak ölçekteki yorgunluklar dışında Kronik Yorgunluk Sendromu adı verilen kavram daha ciddi bir süreç ve faktörlerin göz önünde bulundurulması gerektiren bir problemi işaret eder. Kronik yorgunluk sendromu nöropsikiyatrik, nöroendokrin, immünolojik, semptomlarla kendini gösteren, multisistemik tutulumlu, 6 aydan uzun süren, sakatlayıcı ve ağır bitkinlik ile karakterize, santral sinir sistemi işlev bozukluğudur.Yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, atralji, ateş, miyalji, baş ağrısı, uyku bozuklukları ve psikiyatrik yakınmalarla kendini gösteren bu hastalık, çok uzun bir süre Febricula, Nevrasteni, Da Costa sendromu, Royal Free hastalığı, Epidemik Nöromiyasteni, İzlanda Hastalığı, 20.Yüzyıl hastaliği, Fibromiyalji gibi isimlerle tanımlanmıştır (1).Centers for Disease Control (CDC) tarafından 1987 yılında tanı kriterleri ile Kronik Yorgunluk Sendromu (KYS) adını almıştır.
Yazının Tamamı…

YORUM YAZAN İLK SİZ OLUN - Sizin DÜŞÜNCELERİNİZ?  

  Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

İlköğretim Öğrencilerinin Zorbalığa Maruz Kalması

İlköğretim Öğrencilerinin Zorbalığa Maruz Kalma Türünün ve Sıklığının Depresyon, Kaygı ve Benlik Saygısıyla İlişkisi

Bu çalışmanın amacı, a) ilköğretim 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin maruz kaldıkları zorbalık türleri, bunların görülme sıklığı, b) zorbalığın görülme türünde sosyo-ekonomik düzey, sınıf düzeyi ve cinsiyete bağlı farklılıkların olup olmadığı ve son olarak c) zorbalığa maruz kalıp kalmamanın benlik saygısı, depresyon, durumluk ve sürekli kaygı düzeylerinde nasıl bir farklılaşmaya neden olduğunu araştırmaktır. Araştırmaya 99 kız ve 107 erkek olmak üzere toplam 206 öğrenci katılmıştır (Yaş X=10.8, SS=.62). Analizler, öğrencilerin %40 oranında bedensel, sözel, duygusal ve cinsel zorbalığa maruz kaldıklarını, zorbalığın demografik değişkenlerden çok psikolojik değişkenlerle bağlantılı olduğunu göstermiştir. Bulgular zorbalığın eğitim ortamında gösterilmesi bağlamında tartışılmıştır.
Yazının Tamamı…

YORUM YAZAN İLK SİZ OLUN - Sizin DÜŞÜNCELERİNİZ?  

  Etiketler: , , , , , , , , , , ,

© 2010 Beyaz Eğitim