Posts Tagged ‘damar’

Yüksek kolesterol

Yüksek kolesterol ne zaman zararlı
Orta yaş üzerindeki bir çok insanın konuştuğu bir konudur kolestrol. Kolestrol konusundaki konuşmaların çoğunu, kolestrole karşı kendi çözümü veya bitkisel çözüm çekmektedir. Kimi cevizi ıslatıp sabah aç karnına suyunu içerken kimi de roka yemenin kolestrolü düşürdüğünü iddaa etmektedir.  Biz beyazegitim.com olarak alanlarında uzmanlaşmış hekimlere başvurmanın her zaman daha doğru olduğuna inanıyoruz. Kolestrol konusunda efsaneleşen ifadeler olmakla birlikte, kalp damar sağlığı konusunda önemli bir sorun olduğu da bilinen gerçek.   Bu nedenle biz de Hürriyet gazetesinde kolestrolle ilgili bir çok önemli noktaya açıklık getiren ve Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU kaleme alınmış yazıyı okumanızı öneriyoruz. Yazı 20 aralık 2010 tarihli

Read more…

Be the first to comment - What do you think?  Posted by yonetim - 20 Aralık 2010 at 04:13

Categories: Sağlığımız   Tags: , , , , , , , , ,

CİLDİMİZ HAKKINDA NE BİLİYORUZ?

Cilt Yaşlanması
İnsanlar yaşlandıkça fiziksel değişmeler kaçınılmaz olur. İnsan cildi de bu değişimlerden payını almaktadır.
Vücut yaşlandıkça cilt görünüşü ve karakteri de değişir. Yaşlanan deride zamanla kırışıklıklar ve sarkmalar görülür. Saçların beyazlaması da buna örnektir.
Cildin görevleri nelerdir?
Bir çok görevi olan cildin en belirgin işlevi vücudu dış faktörlerden korumaktır. Özellikle vücut derecesini dengede tutar, sıvı elektrolit dengesini sağlar ve ağrı ve basınç gibi duyuların algılanmasını sağlar.

Cildin yapısı nasıldır?
Cildin birçok katmanı vardır. Genel olarak üç temel katmandan (katman ) oluşur. Cildin üst katmanı olan epidermis deri hücrelerini, pigment dediğimiz boya maddesini ve proteinleri içerir. Orta katman olan dermis katmanı ise kan damarları, sinirler, kıl kökleri ve yağ bezlerini içerir. Bu katman epidermisin de beslenmesini sağlar.

Subkutanöz doku dediğimiz deri altı katmanı ise, ter bezleri, kıl kökleri, kan damarları ve yağ dokusunu

Read more…

Be the first to comment - What do you think?  Posted by yonetim - 03 Haziran 2010 at 20:08

Categories: Sağlığımız   Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

YAŞLILIKTA BİLİŞSEL YIKIM VE ÖNLENMESİ

Son 25-30 yıl içinde mikrobik hastalıklarla yapılan mücadele, beslenme koşullarının daha iyiye gitmesi , genel hijyenik koşulların düzelmesi ve doğurganlık oranındaki azalma nüfus yapısında önemli değişikliklere neden olmuştur.Gelişmiş ülkelerde 65 yaş ve üzeri nüfus 146 milyon civarındadır. Bu yaş gurubunun 2020 de 232 milyon, 2030 da ise 1.4 milyara ulaşması beklenmektedir.Devlet planlama teşkilatı (DPT) tarafından ülkemizde 2005 yılında 6 milyon 147 bin olan 60 yaş ve üzerindekilerin sayısı, 2015 de 8 milyon 442 bin, 2025 de ise 12 milyon 55 bin olarak hesaplanmıştır. Türkiye’de ortalama ömür 2004 yılı itibarıyla 70.8 yıldır. Dünya üzerinde yaşlıların bu artışına paralel olarak yaşlılar arasında organik beyin hastalıklarının (başta demans olmak üzere) ve depresyon semptomlarının görülme olasılığı artmıştır. Yaşlılık psikiyatrisi 65 yaş (ülkemiz için 60 yaş) üzerinde olanların başta kognitif ve afektif hastalık olmak üzere ruhsal bozukluklarının tanı ve tedavisi ile uğraşmaktadır .
Read more…

Be the first to comment - What do you think?  Posted by yonetim - 22 Mayıs 2010 at 22:31

Categories: Araştırma Ödevleri, Rehberlik, Sağlığımız   Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Hemofili Hastalığı Hakkında Genel Bilgiler

Hemofili Hastalığının Araştırılması
Bir kan hastalığı olan h
emofili, genel olarak genetik geçiş gösteren , X kromozomu ile taşınan, vücutta kanın pıhtılaşma sisteminde rol alan ve pıhtılaşma faktörleri olarak adlandırılan kan pulcuklarının eksikliği veya yokluğu nedeniyle ortaya çıkar ve pıhtılaşma bozukluğu yaratır.

Kanın vücutta dolaşmasını sağlayan kan damarları venler, arterler ve kılcal damarlardan oluşur. Bu da damarlardan herhangi bir tanesinde hasar meydana gelmesi durumunda iç kanama meydana gelir. Normal koşullarda kan damarı hasar gördükten hemen sonra travmanın damar üzerine etkisiyle damar duvarı kasılır ve “Trombosit” adı verilen kan hücreleri devreye girerek hasarlı bölgede “Trombosit Tıkacı” adı verilen geçici bir tıkaç oluşturur. Damardaki yırtılma küçükse, bu tıkaç kan kaybını tek başına durdurabilir, fakat delik büyükse kanamayı durdurmak için Trombosit tıkacına ek olarak kanın pıhtılaşması da gerekmektedir. Bu aşamada, pıhtılaşma faktörlerine ihtiyaç vardır. Pıhtılaşma faktörlerinin devreye girmesiyle oluşan Fibrin İplikçikleri, Trombositleri, kan hücrelerini ve plazmayı da içine alarak kan pıhtısını oluşturur.
Read more…

6 comments - What do you think?  Posted by yonetim - 16 Nisan 2010 at 22:20

Categories: Genel Bilgiler, Sağlığımız   Tags: , , , , , , , , , , , , ,

© 2010 Beyaz Eğitim